DOLAR 49,39930,03%
EURO 55,38770,47%
ALTIN 6.517,47-0,05
BITCOIN 4030007-1.78653%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
Fon soruşturmasında 7 kurum ne yaptı? Yılmaz açıkladı

Fon soruşturmasında 7 kurum ne yaptı? Yılmaz açıkladı

Fon soruşturmasında 7 kurum ne yaptı? Yılmaz açıkladı
0

BEĞENDİM

Fon soruşturmasında kurumlar ne yaptı sorusu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 12 Ekim 2026 tarihli açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Yılmaz, çok yüksek ve olağan dışı getiriler elde eden ya da hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç sağladığı değerlendirilen kişiler hakkında soruşturma ve incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Sürecin yalnız savcılık dosyalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, Devlet Denetleme Kurulunun yaklaşık 15 denetmen ve müfettişle ilgili kurumlarda incelemelere başladığını, Fon Koordinasyon Kurulunun da tasfiye süreçlerinde kurumlar arasında yönlendirici rol üstlendiğini söyledi.

Yılmaz’ın açıklaması, fon krizinde düzenleyici ve denetleyici kurumların hangi tarihte hangi adımları attığı sorusunu da yeniden öne çıkardı. Resmî açıklamalar incelendiğinde SPK’dan TMSF’ye, Merkezi Kayıt Kuruluşundan bankalara, Hazine ve Maliye Bakanlığından Devlet Denetleme Kuruluna kadar farklı kurumların ayrı görevlerle sürece dahil olduğu görülüyor. Bu işlemler, soruşturma kapsamındaki kişi veya şirketler bakımından kesinleşmiş suçluluk anlamına gelmiyor.

Fon soruşturmasında kurumlar ne yaptı?

Sermaye Piyasası Kurulunun açıkladığı düzenleme kronolojisine göre, fon piyasasındaki olağan dışı hareketler 2025 yılının son çeyreğinde düzenleyici kurumların gündemine girdi. Özellikle bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonlarının, fiili dolaşım oranı düşük hisselerde ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanması güç fiyat hareketlerine yol açtığı değerlendirildi.

Konu 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesinde ele alındı. SPK daha sonra yatırım fonlarına yönelik düzenleme çalışmalarını hızlandırdı. Temmuz 2026’da bazı fon varlıklarının değerleme yöntemlerinde değişikliğe gidildi; Ağustos ayında Borsa İstanbul, Takasbank ve MKK ile toplantılar gerçekleştirildi. 28 Ağustos’ta güncellenen Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber yayımlandı.

SPK, yeni düzenlemelerin fonlar üzerinden manipülasyon imkânını sınırlamak, ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanma riskini azaltmak, fon değerlerinin gerçeğe aykırı şekilde şişirilmesinin önüne geçmek ve şeffaflığı artırmak amacıyla hazırlandığını açıkladı.

SPK: 131 fon tasfiyeye alındı, 96 fon bağlantılı suç duyurusu yapıldı

SPK’nın 17 Eylül tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye kapsamına alındı. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 olarak açıklandı.

Kurulun 6 Ekim tarihli resmî açıklamasına göre, 2026 yılının ilk dokuz ayında gerçek ve tüzel kişilere toplam 948 milyon lira idari para cezası uygulandı. Aynı dönemde 174 kişi hakkında suç duyurusunda bulunuldu; bunların 96’sının fonlarla ilgili işlemler nedeniyle yapıldığı bildirildi.

SPK ayrıca 2025 yılında toplam 2 milyar 741 milyon liralık idari para cezası uygulandığını ve 152 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Ancak bu toplam yaptırım rakamlarının tamamının mevcut fon soruşturmasına ilişkin olmadığı, Kurulun genel denetim faaliyetlerini kapsadığı önem taşıyor.

Borsa İstanbul’un şüpheli fonlarla ilgili 2025’ten itibaren SPK’yı “130 kez uyardığı ve uyarıların dikkate alınmadığı” yönündeki iddia da tartışma konusu oldu. SPK bu sayının gerçeği yansıtmadığını bildirdi; buna karşılık Borsa İstanbul’dan gelen bildirimlerin ve elektronik posta yoluyla gönderilen bilgi notlarının değerlendirildiğini açıkladı. Böylece soruşturmanın bir diğer boyutu, kurumların riskleri ne zaman fark ettiği ve hangi tarihlerde hangi işlemleri yaptığı oldu.

TMSF haksız kazançlar için iade hesapları açtı

Fon soruşturmasında kurumlar ne yaptı sorusunun mali ayağında TMSF önemli görevlerden birini üstlendi. SPK’nın 1 Ekim tarihli kararıyla Birleşik Fon Bankası nezdinde TMSF adına her bir fon için ayrı “İsteğe Bağlı İade Hesapları” oluşturuldu.

Tasfiye kararından önce fonlardan yüksek kazanç elde eden ve bu kazancı kendi isteğiyle geri vermek isteyen kişiler bu hesaplara ödeme yapabiliyor. Borsada işlem gören şirket hisselerinden elde edilen yüksek kârların iadesi için ayrıca “Genel Hisse İade Hesabı” açıldı.

İade edilen tutarların başka fonlara aktarılmaması, yalnız ilgili fonun tasfiye malvarlığına dahil edilmesi ve hak sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılması kararlaştırıldı.

Şehrin Haberi’nin fon soruşturmasında para iadesi haberinde, bu hesaplara ilk aşamada 5 kişinin ödeme yaptığı aktarılmıştı. Cevdet Yılmaz da son açıklamasında haksız kazancın iade edilmesinin, hukuka aykırı bir işlem bulunması halinde cezai veya diğer hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını vurguladı.

MKK yatırımcıları ve ödeme tutarlarını belirliyor

Merkezi Kayıt Kuruluşu, tasfiye kapsamındaki fonların yatırımcı kayıtlarının belirlenmesinde temel veri kaynağı haline geldi. 455 bin 758 kişilik tekil yatırımcı sayısı MKK kayıtlarına göre açıklandı.

SPK’nın ara ödeme sisteminde de MKK’ya önemli görev verildi. Mutabakatı tamamlanan yatırımcıların net yatırım tutarları MKK kayıtları üzerinden belirlenecek. Bu yatırımcılara, nihai tasfiye ödemesinden mahsup edilmek üzere her fon için ayrı ayrı en fazla 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilecek.

Böylece ceza soruşturmasından bağımsız biçimde küçük ve orta ölçekli yatırımcıların tasfiye sonucunu tamamen beklemeden belirli bir tutara ulaşabilmeleri için ayrı bir mekanizma oluşturuldu.

Ziraat Bankası ve İş Bankası tasfiye ödemelerinde görev aldı

Fonların tasfiye ve ödeme işlemlerinde Ziraat Bankası ile İş Bankası görevlendirildi. İletişim Başkanlığının 8 Ekim tarihli açıklamasına göre A1 Capital, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu toplam 17 fonda yatırımcılara ilişkin tutarlar Ziraat Bankası tarafından ilgili banka ve aracı kuruluş hesaplarına aktarıldı.

Cevdet Yılmaz, 12 Ekim’de yaklaşık 46 bin kişinin olağan yöntemlerle tasfiye sürecine girdiğini söyledi. Yılmaz ayrıca A1 Capital, Bulls ve Pardus’un tasfiye edildiğini, başlangıçtaki 7 şirketten 3’ünün bu yolla süreçten ayrıldığını ve 4 şirketin kaldığını belirtti.

Yılmaz’a göre olağan veya olağanüstü tasfiye yöntemlerinin hiçbirinde kamu kaynağı kullanılmayacak. Bu nedenle yatırımcı zararlarının Hazine tarafından doğrudan üstlenilmesi yerine, fon malvarlıkları, iadeler ve tasfiye mekanizması üzerinden çözüm aranıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı eski SPK yönetimini de inceliyor

Fon krizinde yalnız yatırımcılar, fon yöneticileri ve şirketler değil, geçmiş dönemde görev yapan kamu yöneticilerinin sorumlulukları da inceleme konusu haline geldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni talep etmesinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlık Teftiş Kurulunu ön inceleme ve araştırma yapmak üzere görevlendirdi.

Şehrin Haberi’nin İbrahim Ömer Gönül soruşturma izni haberinde bu sürecin ayrıntıları aktarılmıştı. Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi, Gönül hakkında suçun kesinleştiği veya soruşturma izninin verildiği anlamına gelmiyor. Bakanlığın ön inceleme sonucunda mevzuat kapsamında ayrıca karar vermesi gerekiyor.

DDK yaklaşık 15 denetmen ve müfettişle sahada

Devlet Denetleme Kurulu da fon soruşturmasının kurumsal boyutunu incelemeye başladı. Yılmaz’ın 12 Ekim tarihli açıklamasına göre yaklaşık 15 denetmen ve müfettiş, bütün ilgili kurumları kapsayacak şekilde sahada çalışma yürütüyor.

Bu incelemenin önemi, yalnız şüpheli fon ve yatırımcı işlemlerinin değil, kamudaki gözetim, denetim ve karar alma mekanizmalarının nasıl çalıştığının da değerlendirilmesinden kaynaklanıyor.

Fon Koordinasyon Kurulu ise tasfiye ve yatırımcıların haklarına ilişkin kurumlar arası koordinasyonu yürütüyor. Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının geneline zarar vermeden sistemden çıkarılmasının amaçlandığını söyledi.

Savcılık adli soruşturmayı ayrı yürütüyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturmaları, düzenleyici kurumların idari süreçlerinden ayrı ilerliyor. Şehrin Haberi’nin fon soruşturmasının 5’inci dalgasına ilişkin haberinde, 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verildiği ve 26 hisse senedindeki işlemlerin incelemeye alındığı aktarılmıştı.

Soruşturmalarda fonlar, şirketler, hisse işlemleri, para hareketleri ve hesap bağlantıları ayrı ayrı araştırılıyor. Bununla birlikte bir kişinin fon veya hisse işlemlerinden yüksek kazanç elde etmiş olması tek başına suç işlendiği anlamına gelmiyor. Cezai sorumluluğun her kişi bakımından dosyadaki deliller üzerinden ayrıca belirlenmesi gerekiyor.

Fon soruşturmasında kurumlar açısından mevcut tablo üç ayrı hatta ilerliyor: savcılığın ceza soruşturmaları, kamu kurumlarının idari-denetim süreçleri ve yatırımcıların tasfiye-ödeme işlemleri. SPK düzenleme ve yaptırım kararlarını yürütürken TMSF iade hesaplarını, MKK yatırımcı kayıtlarını, bankalar ödeme süreçlerini, Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu ile DDK ise denetim zincirini inceliyor.

Bundan sonraki kritik soru, yalnız haksız kazanç sağladığı değerlendirilen kişilerin kimler olduğundan ibaret değil. Kurumların riskleri hangi tarihlerde gördüğü, hangi tedbirleri aldığı, olası gecikmeler bulunup bulunmadığı ve incelemeler sonucunda kamu görevlileri dahil kimler bakımından hukuki veya idari sorumluluk ortaya çıkacağı da soruşturmanın temel başlıklarından biri olacak.

Yayın Tarihi: 12.10.2026 - 14:50
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP