İstanbul yağmur sorunları yeniden gündemde. Kentte gece saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak; Esenyurt, Başakşehir, Sultangazi, Küçükçekmece, Beykoz ve Büyükçekmece başta olmak üzere farklı noktalarda su baskınlarına, göllenmelere ve ulaşımda ciddi aksamalara yol açtı. Bazı araçlar su içinde kaldı, iş yerleri ve bodrum katları su bastı, bir vatandaş sel suyuna kapıldı, bir başka vatandaş ise su basan evden ekipler tarafından kurtarıldı.
Yağışın sürpriz olmadığı ise resmî uyarılardan anlaşılıyor. AKOM’un 13 Ekim tarihli kuvvetli yağış ve fırtına uyarısında Başakşehir, Esenyurt ve Büyükçekmece’nin de aralarında bulunduğu bazı ilçelerde metrekareye 40 ila 70 kilogram yağış beklendiği, rüzgârın saatte 50 ila 80 kilometreye ulaşabileceği duyuruldu. İstanbul Valiliği de sel, su baskını ve ulaşımda aksama riskine karşı vatandaşları uyardı. Şehrin Haberi’nin daha önce yayımladığı İstanbul sağanak uyarısında da benzer risklerin İstanbul açısından oluşturabileceği tehlikelere dikkat çekilmişti.
Bugünkü tablonun en kritik noktası burada ortaya çıkıyor. Yağışın şiddeti yüksek olsa da risk saatler öncesinden biliniyordu. Bu nedenle yalnızca “çok yağmur yağdı” açıklaması yaşanan bütün sorunları açıklamaya yetmiyor. Asıl soru, hangi riskli noktalarda önceden temizlik yapıldığı, hangi alt geçitlerin kontrol edildiği, yağmur suyu ızgaralarının ne zaman açıldığı ve kritik bölgelerde ekiplerin yağış başlamadan önce konuşlandırılıp konuşlandırılmadığı.
Esenyurt’ta Haramidere Sanayi Bölgesi’nde iş yerlerini su bastı. Dereyolu-Hürriyet çevresinde sel suyuna kapılan bir kadın vatandaşların müdahalesiyle kurtarıldı. Başakşehir İkitelli’de araçlar suyla dolan yollarda mahsur kaldı. Sultangazi Malkoçoğlu’nda bir alt geçit su altında kalırken araçların geçişi aksadı.
Küçükçekmece’de bodrum kattaki bir konutta mahsur kalan vatandaş itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Beykoz’da bazı cadde ve sokaklarda yoğun su birikintileri oluşurken sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. İstanbul’un farklı noktalarında ev, iş yeri, alt geçit ve yolların suyla dolması, sorunun yalnızca trafik yoğunluğundan ibaret olmadığını ortaya koydu.
Yağış ulaşım üzerinde de ağır baskı oluşturdu. D-100 ve TEM bağlantılarında uzun araç kuyrukları oluşurken Bahçeşehir, Saadetdere, Beylikdüzü ve Büyükçekmece yönünde trafik belirgin biçimde yavaşladı. Sabah saatlerinde kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 70’in üzerine çıktı. Toplu taşıma duraklarında da kalabalık oluştu. Buna karşılık haber hazırlanırken yağış nedeniyle İstanbul’un raylı sistemlerinde kent çapında bir işletme çöküşü doğrulanmış değildi.
Büyükçekmece açısından tablo ayrıca dikkat çekici. İlçe, AKOM’un kuvvetli yağış açısından özel olarak saydığı riskli bölgeler arasındaydı. Daha önemlisi, Büyükçekmece Belediyesi’nin Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı ilçedeki sel ve iklim kırılganlığı bulunan bölgeleri önceden ortaya koyuyor.
Belediyenin çalışmasında Mimar Sinan, Ekinoba, Sinanoba, Mimaroba, Fatih ve Atatürk mahalleleri iklimsel afetler açısından en kırılgan alanlar arasında gösteriliyor. Celaliye, Kamiloba, Kumburgaz ve Yenimahalle’nin kıyı kesimleri sel riskiyle öne çıkarken; Türkoba, Ulus, Hürriyet, Alkent ve Karaağaç mahallelerinde akarsu yatakları nedeniyle yer yer çok yüksek kırılganlığa sahip alanlar bulunduğu belirtiliyor.
Bu tablo önemli bir soruyu beraberinde getiriyor: Risk haritasında önceden bilinen bölgelerde yağmur suyu altyapısı ve müdahale kapasitesi buna göre güçlendirildi mi?
Bugünkü yağışta Büyükçekmece-Beylikdüzü yönünde trafik yoğunluğu oluşurken, Mimar Sinan Devlet Hastanesi içerisinde su görüldüğüne ilişkin görüntüler de kamuoyuna yansıdı. Hastane koridorları ve asansör çevresindeki suyun teknik kaynağı konusunda Sağlık Bakanlığı veya hastane yönetimi tarafından ayrıntılı resmî açıklama yapılmadan bunun dış altyapıdan mı, bina içi drenajdan mı, çatı veya cephe sisteminden mi kaynaklandığını kesin biçimde söylemek mümkün değil.
Ancak bir sağlık tesisinin yağış sırasında su alması, sebebi ne olursa olsun teknik inceleme gerektiren ciddi bir durum.
İstanbul yağmur sorunları için tek bir kurumu veya tek bir belediyeyi bütün olaylardan sorumlu tutmak doğru değil. Sorumluluk, olayın meydana geldiği yolun, altyapının ve yapının hangi kurumun yetki alanında olduğuna göre değişiyor.
İBB Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesinin görev tanımında ana ulaşım yollarındaki yağmur suyu ızgara, baca ve kanallarının temizlenmesi, su birikintilerinin giderilmesi, ana arterlerdeki alt ve üst geçitlerin bakımının yapılması açık biçimde yer alıyor.
Bu nedenle İBB sorumluluğundaki bir ana arterde, alt geçitte veya ana ulaşım yolunda yağmur suyunun tahliye edilememesi halinde ilk açıklama yapması gereken kurumlardan biri İBB Yol Yapım, Bakım ve Onarım birimleri.
Yağmur suyunun toplanması ve uzaklaştırılmasında İSKİ de temel kurumlardan biri. 2560 sayılı İSKİ Kanunu yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin tesislerin yapılması ve işletilmesine yönelik görevleri düzenliyor. Dolayısıyla kapasitesi yetersiz ana yağmur suyu hattı, kolektör, kanal veya kanalizasyon sistemi söz konusuysa sorumluluk İSKİ ile ilgili belediyelerin altyapı ve yatırım planlamasına kadar uzanıyor.
İlçe belediyelerinin sorumluluğu ise kendi yetki alanlarındaki cadde ve sokakların temizliği, yüzey atıklarının uzaklaştırılması ve yerel müdahale alanlarında ortaya çıkıyor. Mazgalın üzerinin çöp, yaprak veya başka yüzey atıkları nedeniyle kapanması durumunda belediyenin temizlik hizmetleri de sorgulanması gereken başlıklardan biri.
Büyükçekmece Belediyesi’nin kendi görev tanımlarında da cadde ve sokakların temiz tutulması ile doğal afetlerin meydana getirdiği tahribatın giderilmesine yönelik çalışmalar bulunuyor.
Bir devlet hastanesinin bina içine su alması durumunda sorumluluk otomatik biçimde belediyeye yüklenemez. Sorun çatı, cephe, bina içi drenaj, pompa veya tesisattan kaynaklanıyorsa hastane yönetimi ve Sağlık Bakanlığı tarafının sorumluluğu gündeme gelir.
Buna karşılık binaya dışarıdan taşkın, yol suyu veya kanal geri tepmesiyle su giriyorsa çevredeki yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısının kapasitesi ayrıca incelenmelidir.
Küçükçekmece D-100’de yağışlı dönemle aynı zamana denk gelen derz çalışmalarının trafik üzerindeki yükü artırdığı da görüldü. Ancak çalışmayı yapan ve izin veren kurum resmî kayıtlarla kesinleştirilmeden sorumluluğu doğrudan belirli bir kuruma yüklemek doğru olmaz.
Burada sorulması gereken soru daha net: Kuvvetli yağışın önceden bilindiği bir günde İstanbul’un en yoğun ulaşım akslarından birindeki çalışma takvimi hava koşulları ve trafik yönetimiyle yeterince koordine edildi mi?
Elektrik ve içme suyu tarafında ise haber hazırlanırken yağışa bağlı İstanbul genelini kapsayan bir sistem çöküşü doğrulanmadı. Büyükçekmece Türkoba’da bugün için duyurulan elektrik kesintisinin planlı yatırım ve yenileme çalışması kapsamında olduğu görülüyor. Yağışla ilgisi doğrulanmayan kesintileri bugünkü yağmur bilançosuna eklemek bu nedenle doğru değil.
İstanbul yağmur sorunları açısından ortaya çıkan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” başlığıyla açıklamak eksik kalıyor. Şiddetli sağanak teknik sistemlerin kapasitesini zorlayabilir; fakat risk önceden biliniyor ve bazı bölgeler resmî risk haritalarında zaten işaretlenmişse hazırlık seviyesi de sorgulanmalıdır.
Bu nedenle “beceriksizlik kimde?” sorusunun tek bir cevabı yok.
Ana arterdeki mazgal, alt geçit ve göllenme sorunu İBB sorumluluk alanındaysa İBB Yol Bakım; ana yağmur suyu veya kanal kapasitesi yetersizse İSKİ ve ilgili yatırım sahibi belediye; ara sokakta yüzey temizliği ve yerel müdahale yetersizse ilçe belediyesi; hastane binasının kendi drenaj sisteminde problem varsa Sağlık Bakanlığı ve hastane yönetimi açıklama yapmak durumunda.
Asıl mesele kurumların birbirine sorumluluk atması değil. Hangi bölgede ne kadar yağış düştüğünün, hangi mazgalın tıkandığının, hangi pompanın çalışmadığının, hangi hattın kapasitesinin yetersiz kaldığının ve ekiplerin ihbarlara kaç dakikada müdahale ettiğinin kamuoyuna açıklanması gerekiyor.
İstanbul yağmur sorunları ancak bu veriler şeffaf biçimde ortaya konulduğunda siyasi tartışmanın dışına çıkarak gerçek bir altyapı ve yönetim hesabına dönüşebilir.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026
1
ARABESK MÜZİĞİN ACI KAYBI: CANSEVER HAYATINI KAYBETTİ
2
Türkiye’nin faili meçhul cinayet tablosu: Resmî envanterde 638 dosya, 693 maktul
3
İtfaiyecilerin özlük hakları: SGK ve yıpranma gerçeği
4
İstanbul sağanak uyarısı: 60 kg yağış ve 8 derece düşüş
5
Büyükçekmece Çakmaklı yangını barınağa ilerliyor