Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin DURAN, İsrail Savunma Bakanı Israel KATZ’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’a yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Duran’dan Katz’a tepki mesajında, Gazze’de yaşananların gündemden çıkarılamayacağı belirtilirken Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumunu sürdüreceği vurgulandı. Açıklama, ERDOĞAN’ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki Gazze mesajlarının ardından Ankara ile Tel Aviv arasındaki yeni sözlü gerilimin parçası oldu.
KATZ, ERDOĞAN’ın 22 Eylül’de New York’ta yaptığı BM konuşmasının ardından sosyal medya üzerinden Türkiye Cumhurbaşkanı’nı hedef alan ifadeler kullandı. İsrailli bakan, ERDOĞAN’ın Hamas’a yaklaşımı ve bölgesel politikaları hakkında suçlamalarda bulundu; Türkiye’nin dış politikasını eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 24 Eylül tarihli açıklaması ise bu sözlere doğrudan yanıt niteliği taşıdı.
Duran’dan Katz’a tepki açıklamasında, İsrailli bakanın ERDOĞAN’a yönelik sözleri “seviyesiz ve hadsiz” olarak nitelendirildi. DURAN, bu ifadelerin Gazze’de yaşananları görünmez kılamayacağını savundu. İsrail yönetimine ilişkin “soykırımcı sicil” ifadesini kullanan DURAN, bu değerlendirmenin tarih ve insanlık vicdanı önünde unutulmayacağını belirtti.
DURAN’ın açıklamasının tamamı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının resmî açıklamasında yayımlandı. Açıklamada KATZ’ın Türk dizilerine ilişkin göndermesine de karşılık verildi. DURAN, tarihin yalnız popüler kültür üzerinden okunamayacağını, milletlerin hafızası ve insanlığın vicdanının da tarihsel değerlendirmede belirleyici olduğunu ifade etti.
DURAN ayrıca Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın liderliğinde adalet, barış ve mazlumların sesi olmayı sürdüreceğini söyledi. İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin uluslararası toplum ve hukuk gündeminde ağır suçlamalara konu olduğunu belirtti. Bu ifadeler İletişim Başkanlığının siyasi değerlendirmesi olarak kayda geçti.
İsrail Savunma Bakanı Israel KATZ’ın açıklaması, ERDOĞAN’ın BM Genel Kurulu konuşmasına tepki olarak yayımlandı. KATZ, ERDOĞAN’ın sözlerini “antisemitik ve kışkırtıcı” olarak nitelendirdi; Türk Cumhurbaşkanı’nı Hamas’ı desteklemekle suçladı ve Türkiye’nin bölgesel politikalarını eleştirdi. KATZ ayrıca ERDOĞAN için aşağılayıcı bir siyasi ifade kullandı ve İsrail’e yönelik söylemlerini sonlandırması çağrısında bulundu.
KATZ’ın suçlamaları İsrail tarafının siyasi değerlendirmesi niteliğinde. Türkiye ise Filistin meselesine ilişkin kendi dış politika yaklaşımını uzun süredir kamuoyuna açıklıyor. Ankara, Gazze’de ateşkes, insani yardım erişimi ve bağımsız Filistin devletinin tanınması yönündeki çağrılarını sürdürüyor. Tarafların birbirleri hakkında kullandığı siyasi nitelemeler, doğrulanmış olgu olarak değil ilgili yetkililerin açıklamaları olarak aktarılmalı.
Gerilimin doğrudan arka planında Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma bulunuyor. ERDOĞAN, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı. Gazze’deki insani tabloyu ağır ifadelerle eleştirdi ve Birleşmiş Milletlerin uluslararası barış ve güvenliği koruma kapasitesinin zayıfladığını savundu.
Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın BM konuşmasının resmî metninde Gazze’deki can kayıpları, çocuklar, sağlık altyapısı ve Batı Şeria’daki gelişmelere geniş yer verildi. ERDOĞAN ayrıca Birleşmiş Milletler sisteminde reform ihtiyacına vurgu yaptı. Bu konuşmanın ardından KATZ’ın açıklaması, ardından da DURAN’ın yanıtı geldi.
Konuşmada ayrıca Filistin Devlet Başkanı Mahmud ABBAS’ın Genel Kurula katılamamasına değinildi. ERDOĞAN, Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere çağrı yaparken Gazze’deki savaşın çocuklar, sağlık hizmetleri ve sivil yaşam üzerindeki sonuçlarını uluslararası toplumun gündemine taşıdı.
Şehrin Haberi, ERDOĞAN’ın BM Genel Kurulu için ABD’ye yaptığı ziyaret ve New York temaslarını daha önce okurlarına aktarmıştı. Ziyaret kapsamında Gazze, Filistin, küresel güvenlik ve uluslararası sistemde reform başlıkları Cumhurbaşkanı’nın temaslarının öne çıkan konuları arasında yer aldı. Böylece karşılıklı açıklamalar, BM Genel Kurulu’nda gündeme gelen daha geniş Türkiye-İsrail görüş ayrılığının devamı olarak ortaya çıktı.
Duran’dan Katz’a tepki açıklaması, Türkiye ile İsrail arasında Gazze ve bölgesel güvenlik başlıklarında süren görüş ayrılıklarının yeni bir örneği oldu. Türkiye Gazze’deki İsrail operasyonlarını sert biçimde eleştirirken, İsrail yönetimi de Türkiye’nin Hamas’a ve bölgesel gelişmelere yaklaşımını hedef alan açıklamalar yapıyor.
İki ülke arasındaki ifadelerin sertleşmesi, diplomatik görüş ayrılıklarının kamuoyu önündeki söyleme de yansıdığını gösteriyor. Bununla birlikte 24 Eylül’de açıklanan metinlerde yeni bir diplomatik yaptırım, ilişkilerin resmen kesilmesi veya karşılıklı temsil düzeyine ilişkin yeni bir karar duyurulmadı. Günün somut gelişmesi, KATZ’ın ERDOĞAN’a yönelik sözleri ve Ankara’dan İletişim Başkanı DURAN aracılığıyla verilen resmî yanıt oldu.
24 Eylül 2026 itibarıyla son resmî gelişme, Duran’dan Katz’a tepki açıklamasının İletişim Başkanlığınca yayımlanması. Tarafların açıklamalarında karşılıklı ağır siyasi nitelemeler bulunuyor. Bu ifadeler devlet yetkililerinin kendi değerlendirmelerini yansıtıyor; doğrulanmış gelişmeler ile siyasi suçlama ve yorumların birbirinden ayrı aktarılması gerekiyor.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.