Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş soruşturması kapsamında ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. Şahin’in savcılığın çağrısı üzerine adliyeye geldiği bildirildi. Gelişmenin merkezinde, soruşturma kapsamında yakalanan Hilmi Tuna Kuriş’in yurt dışına çıkış hazırlıkları sırasında kullandığı belirtilen ve İdris Naim Şahin adına tahsisli olduğu aktarılan araç bulunuyor. Şahin’in soruşturmadaki usul sıfatına ilişkin kamuya açık kaynaklarda net bir açıklama yer almıyor.
İdris Naim Şahin’in 1 Eylül 2026 günü Ankara Adliyesi’ne gelmesi, günlerdir devam eden araç incelemesinin ardından yaşanan yeni gelişme oldu. Güncel haberlerde Şahin’in Alihan Kuriş soruşturması kapsamında savcılıkta ifade vermesinin beklendiği belirtildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının daha önce dosyadaki araç kullanımı ve olayla ilgili gelişmeler kapsamında Şahin’in bilgisine başvuracağı aktarılmıştı. Haber hazırlanırken ifadenin içeriği veya işlemin tamamlandığına ilişkin doğrulanmış yeni bir resmî açıklama henüz bulunmuyordu.
Soruşturmanın Şahin’e ilişkin kısmı 22 Ağustos’ta kamuoyuna yansıyan araç bilgileriyle gündeme geldi. 24 Ağustos’ta Şahin adına tahsis edildiği bildirilen iki aracın daha incelemeye alındığı haberleri yayımlandı. 29 Ağustos’ta ise savcılığın Şahin’in ifadesine başvuracağı bilgisi duyuruldu. Şahin’in 1 Eylül’de Ankara Adliyesi’ne gelmesiyle bu süreç fiilî ifade aşamasına taşındı. Bu kronoloji, adliyedeki işlemin aynı soruşturma kapsamında daha önce başlatılan araç incelemelerinin devamı niteliğinde olduğunu gösteriyor.
Soruşturmanın Şahin’e uzanan bölümünde, Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın Muğla’da yakalandıkları sırada kullanılan araç öne çıktı. Önceki haberlerde aracın San Sistem Lojistik Bilişim İletişim ve Güvenlik Sistemleri Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, ancak 17 Aralık 2025 ile 17 Aralık 2030 tarihleri arasında İdris Naim Şahin adına tahsis edildiği belirtildi. Bu nedenle aracın doğrudan Şahin’in mülkiyetinde olduğu yönünde kesin bir ifade yerine, “Şahin adına tahsisli araç” tanımı daha doğru bir hukuki çerçeve oluşturuyor.
Şahin daha önce yaptığı açıklamada söz konusu aracı İstanbul’a gittiğinde kullanmak üzere kiraladığını, kendisinin kullanmadığı dönemlerde aracın otoparkta tutulması konusunda şirketle anlaştığını söylemişti. Aracın bilgisi dışında başka kişiler tarafından kullanıldığını savunan Şahin, tahsisin iptali için girişimde bulunduğunu ve ilgili şirket hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı. Bu açıklamalar Şahin’in kendi beyanı niteliğinde; soruşturma makamlarının değerlendirmesiyle aynı şey olarak kabul edilemez.
İlk aracın incelenmesinde aracın bir şirket adına tescilli olduğu, Şahin adına geçiş üstünlüğüne sahip araç olarak tahsis edildiği ve soruşturma kapsamında kullanım hareketlerinin incelendiği aktarılmıştı. Araçta 58 bin avro bulunduğu ve ışıklı uyarı sistemleri nedeniyle aracın geçici olarak trafikten men edildiği de daha önceki haberlerde yer aldı. Bu ayrıntılar soruşturma dosyasındaki incelemelerin kapsamını gösterse de, tek başına Şahin’in herhangi bir suça iştirak ettiği sonucunu doğurmuyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında Şahin adına tahsisli olduğu belirtilen iki aracın daha kullanım hareketleri incelemeye alındı. Haberlerde araçların geçmiş kullanım ve plaka tanıma sistemi kayıtlarının araştırıldığı, farklı kişiler tarafından kullanıldığına ilişkin tespitler bulunduğu aktarıldı. Bu incelemeler kapsamında bir kişinin gözaltına alındığı, başka bir kişiyle ilgili de çalışma yürütüldüğü bildirilmişti. Araçların kullanım amacı ve kişiler arasındaki bağlantıların soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de geçen hafta yaptığı açıklamada Şahin’in araçlara ilişkin beyanlarıyla dosyadaki bazı verilerin örtüşmediğini ileri sürmüştü. Gürlek’in açıklaması soruşturmanın içeriğine ilişkin siyasi veya adli bir nihai karar anlamına gelmiyor. Dosyada suç isnadı bulunan kişiler bakımından masumiyet karinesi geçerliliğini korurken, Şahin hakkında bugün yapılan işlemin hukuki niteliğinin de yetkili makamlarca açık biçimde ortaya konulması gerekiyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Alihan Kuriş ve bazı isimler hakkında çeşitli suçlamalar gündeme gelmiş, operasyonların ardından gözaltı ve tutuklama kararları verilmişti. Hilmi Tuna Kuriş’in de Muğla’da yakalanmasıyla araçların kimler tarafından, hangi tarihlerde ve hangi amaçlarla kullanıldığı soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi.
İdris Naim Şahin’in Ankara Adliyesi’ne gelmesiyle dosyada yeni bir aşamaya geçildi. Ancak haber hazırlanırken Şahin’in ifadesinin tamamlandığı, hakkında herhangi bir koruma tedbiri uygulandığı veya soruşturmadaki usul sıfatının değiştiği yönünde doğrulanmış bir açıklama bulunmuyordu. Bu nedenle gelişmenin “ifade vermek üzere adliyeye geldi” çerçevesinde aktarılması, mevcut bilgiler açısından en doğru yaklaşım. Savcılıktan veya Şahin’in avukatlarından gelecek yeni açıklamalar, soruşturmanın bu bölümüne ilişkin ayrıntıları netleştirecek.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
01 Eylül 2026ASAYİŞ
01 Eylül 2026BÜYÜKÇEKMECE
01 Eylül 2026İSTANBUL
01 Eylül 2026GÜNDEM
01 Eylül 2026BÜYÜKÇEKMECE
01 Eylül 2026ASAYİŞ
01 Eylül 2026
1
ARABESK MÜZİĞİN ACI KAYBI: CANSEVER HAYATINI KAYBETTİ
2
ALİHAN KURİŞ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 30 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
3
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
4
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
5
Ramazan’ın Bereketi Aynı Sofrada Buluştu.İyi Parti Büyükçekmece Yönetim Kurulu İftar Yemeği Buluşması
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.