Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında 12 Eylül’de mezardan alınan kemik, toprak ve diğer tıbbi örneklerin Adli Tıp Kurumundaki incelemesi tamamlandı. İncelenen materyaller 5 Ekim’de yeniden Kozinoğlu’nun kabrine konuldu. Bu gelişme, fethi kabir sonrasındaki laboratuvar aşamasının tamamlandığını gösterirken kesin ölüm nedeni veya üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin nihai adli tıp değerlendirmesi henüz kamuoyuna açıklanmış değil.
Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Adli Tıp incelemesinde yeni aşama
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Kozinoğlu’nun mezarı 12 Eylül’de açılmış, 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alınmıştı. Soruşturmanın amacı, 2011’de cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT görevlisinin kesin ölüm nedenini yeniden değerlendirmek ve ölümde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığını bilimsel verilerle araştırmak.
Şehrin Haberi, fethi kabir işleminin tamamlandığı gün mezardan alınan örneklerin inceleme için Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini duyurmuştu. Şehrin Haberi’nin kronolojik karşılaştırmasına göre, örneklerin alındığı 12 Eylül ile yeniden kabre konulduğu 5 Ekim arasında 23 gün bulunuyor. Bu süre yalnızca inceleme takvimini gösteriyor; raporun içeriği hakkında tek başına sonuç vermiyor.
Örneklerin yeniden mezara yerleştirilmesi, ölüm nedeninin değiştiği veya herhangi bir müdahalenin tespit edildiği anlamına gelmiyor. Adli Tıp Kurumunun resmî internet sitesinde de kurumun adli bilirkişilik görevini bilimsel kıstaslar ve tespitler çerçevesinde yürüttüğü belirtiliyor. Kozinoğlu dosyasında belirleyici olacak husus, laboratuvar bulgularının dosyadaki diğer tıbbi ve adli kayıtlarla birlikte değerlendirilerek soruşturma makamlarına sunulacak nihai mütalaa olacak.
Takipsizlik kararı 2026’da kaldırıldı
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011’de rahatsızlandıktan sonra hastaneye sevk edildi ve hayatını kaybetti. Olayın ardından başlatılan ilk soruşturmada 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Dosyanın yıllar sonra yeniden incelenmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hâkimliği 26 Ağustos 2026’da bu kararı kaldırdı. Adalet Bakanlığının 7 Eylül’de yayımladığı resmî açıklamada soruşturmanın yeniden açıldığı, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı ve 10 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
Kaşif Kozinoğlu soruşturması daha sonraki günlerde yeni gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararlarıyla genişledi. Şehrin Haberi, dosyanın sonraki aşamasında iki kişi hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol, iki kişi hakkında ise tutuklama kararı verildiğini ayrı haberle aktardı. Bu kararların soruşturma aşamasındaki koruma tedbirleri olduğu, kişilerin suçluluğunun kesinleştiği anlamına gelmediği önem taşıyor.
Adli süreçte statüler ayrı tutuluyor
Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte farklı tarihlerde şüpheli, bilgi sahibi, tutuklu ve adli kontrol altında bulunan kişiler gündeme geldi. Bu hukuki statüler birbirinin yerine kullanılamaz. Bir kişinin bilgi sahibi olarak dinlenmesi şüpheli olduğu anlamına gelmediği gibi, gözaltı veya tutuklama kararı da mahkûmiyet hükmü değildir. Savcılık tarafından toplanan delillerin hangi kişi yönünden hangi suçlamayı desteklediği, soruşturma ve olası kovuşturma sürecinde ayrıca değerlendirilecek.
Bu nedenle Kaşif Kozinoğlu soruşturması hakkında ölüm nedenine ilişkin bilimsel sonuçlarla şüphelilere yönelik adli tedbirlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. Yeni Adli Tıp mütalaası soruşturmanın önemli delillerinden biri olabilir; ancak savcılık dosyadaki bütün delilleri birlikte değerlendirecek ve nihai hukuki sonuç yargı mercilerinin kararlarıyla ortaya çıkacak.
Kaşif Kozinoğlu soruşturması için nihai rapor bekleniyor
Fethi kabir işlemiyle elde edilen örneklerin incelenmesi, ölümün üzerinden yaklaşık 15 yıl geçtikten sonra dosyada yeniden bilimsel değerlendirme yapılmasına imkân verdi. İlk dönem kayıtlarında ölümün kalp hastalığıyla ilişkilendirildiği biliniyor. Yeniden açılan soruşturma ise önceki tespitleri otomatik olarak geçersiz saymıyor; mevcut bulguların yeni incelemeler ve dosyadaki diğer delillerle birlikte yeniden değerlendirilmesini amaçlıyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında cezaevi kamera kayıtları, sağlık belgeleri, 112 kayıtları, önceki otopsi ve tıbbi kayıtlar ile yeni laboratuvar sonuçlarının birlikte ele alınması bekleniyor. Hangi bulgunun kesin ölüm nedeni açısından belirleyici olacağı ise ancak uzman değerlendirmesi tamamlanıp yetkili adli makamlar tarafından açıklama yapıldığında netleşecek.
Kaşif Kozinoğlu soruşturması bakımından 5 Ekim itibarıyla doğrulanabilen son durum, 12 Eylül’de mezardan alınan örneklerin incelenmesinin tamamlanarak yeniden kabre konulması. Ölüm nedeninin değiştiği, zehirlenme tespit edildiği veya üçüncü kişi müdahalesinin kesinleştiği yönünde kamuoyuna açıklanmış yeni bir nihai rapor bulunmuyor. Dosyanın bundan sonraki yönünü Adli Tıp Kurumunun mütalaası ve savcılığın bu değerlendirmeyi diğer delillerle birlikte nasıl ele alacağı belirleyecek.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026
1
Zeytinburnu’nda sanayide çıkan yangın havadan görüntülendi
2
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
3
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
4
Esenyurt’ta trafikte tartışma çıkaran şahsın ehliyeti geri alındı
5
Türkiye’nin faili meçhul cinayet tablosu: Resmî envanterde 638 dosya, 693 maktul
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.