DOLAR 48,22030,18%
EURO 55,8755-0,49%
ALTIN 6.908,74-3,01
BITCOIN 37682280.55123%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
CHP’DE BELEDİYE BELEDİYE “SADAKAT HARİTASI” İDDİASI: KILIÇDAROĞLU EKİBİ MECLİS ÜYELERİNİ TEK TEK Mİ SAYDI?
  • Şehrin Haberi
  • Gündem
  • CHP’DE BELEDİYE BELEDİYE “SADAKAT HARİTASI” İDDİASI: KILIÇDAROĞLU EKİBİ MECLİS ÜYELERİNİ TEK TEK Mİ SAYDI?

CHP’DE BELEDİYE BELEDİYE “SADAKAT HARİTASI” İDDİASI: KILIÇDAROĞLU EKİBİ MECLİS ÜYELERİNİ TEK TEK Mİ SAYDI?

ABONE OL
CHP’DE BELEDİYE BELEDİYE “SADAKAT HARİTASI” İDDİASI: KILIÇDAROĞLU EKİBİ MECLİS ÜYELERİNİ TEK TEK Mİ SAYDI?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP’de mutlak butlan kararının ardından Kemal KILIÇDAROĞLU’nun yeniden genel başkanlık makamına dönmesi ve Özgür ÖZEL’in YENİ Parti’yi kurmasıyla başlayan ayrışmanın yalnızca milletvekilleri, belediye başkanları ve parti teşkilatları üzerinden değerlendirilmediği öne sürülüyor. Siyasi kulislerde, KILIÇDAROĞLU’nun yeniden CHP Genel Başkanlığına dönmesinin ardından Türkiye genelindeki CHP’li belediyelerin tek tek incelendiği; belediye başkanları kadar belediye meclis üyelerinin de siyasi eğilimlerinin çıkarıldığı iddia ediliyor.
Kulislerde konuşulan çalışmanın temel sorusunun ise son derece kritik olduğu belirtiliyor: “Bir belediye başkanı Özgür ÖZEL’in YENİ Parti’sine geçerse belediye meclis üyelerinin kaçı onunla birlikte gider, kaçı CHP’de ve KILIÇDAROĞLU yönetiminde kalır?”
Şehrin Haberi’nin açık kaynaklarda yaptığı incelemede, KILIÇDAROĞLU yönetimi tarafından hazırlanmış böyle bir Türkiye geneli listenin veya belediye belediye ayrıntılı çalışmanın kamuoyuyla paylaşılmış resmî bir belgesine ulaşılamadı. Bu nedenle söz konusu çalışma şimdilik siyasi kulis bilgisi niteliğinde. Ancak son haftalarda kamuoyuna yansıyan çok sayıda gelişme, hem CHP hem de YENİ Parti tarafında belediye meclisi aritmetiğinin belediye belediye incelendiğini doğrulayan güçlü işaretler taşıyor.

MUTLAK BUTLAN SONRASI CHP’DE YENİ DÖNEM

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesinin CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerindeki 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararının ardından Kemal KILIÇDAROĞLU ve kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmedildi. KILIÇDAROĞLU daha sonra CHP Genel Merkezi’ne giderek genel başkanlık makamında çalışmalarına başladı. CHP’nin resmî internet sitesi de KILIÇDAROĞLU’nu halen Genel Başkan olarak gösteriyor.
Özgür ÖZEL ise bu süreç sonrasında CHP’den ayrılarak 24 Temmuz’da YENİ Parti’yi kurdu. ÖZEL’le birlikte 91 milletvekili CHP’den ayrıldı ve yeni partinin kuruluş süreci başladı.
Bu gelişmeyle Türkiye siyasetinde alışılmadık bir tablo ortaya çıktı: 31 Mart seçimlerinde CHP adına seçilmiş yüzlerce belediye başkanı ve binlerce belediye meclis üyesi açısından artık yalnızca “CHP’de kalmak veya ayrılmak” değil, ayrılması halinde kendi belediyesindeki meclis çoğunluğunun ne olacağı sorusu da önem kazandı.

KULİSLERDEKİ İDDİA: HER BELEDİYE İÇİN AYRI DOSYA

Siyasi kulislerde KILIÇDAROĞLU yönetiminin göreve dönmesinin ardından CHP’nin elindeki büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyelerinin ayrı ayrı mercek altına alındığı öne sürülüyor.
İddiaya göre çalışmada yalnızca belediye başkanlarının siyasi tercihi değerlendirilmedi.
Her belediye için;
belediye meclisinin toplam üye sayısı,
CHP listesinden seçilen üyeler,
KILIÇDAROĞLU’na yakın olduğu değerlendirilen üyeler,
ÖZGÜR ÖZEL’le hareket edebileceği düşünülen üyeler,
bağımsız kalabilecek isimler,
AK Parti-MHP blokunun mevcut gücü
ve olası bir parti değişikliğinde ortaya çıkacak yeni çoğunluk ayrı ayrı değerlendirildi.
Ancak söz konusu listenin varlığına ilişkin CHP Genel Merkezi tarafından yapılmış açık bir resmî açıklama bulunmuyor. Bu nedenle hangi belediyede kaç ismin “KILIÇDAROĞLU’na yakın” veya “ÖZEL’le hareket edecek” şeklinde sınıflandırıldığı konusunda kesin rakam vermek bugün için mümkün değil.

YENİ PARTİ DE BELEDİYELERİ TEK TEK İNCELİYOR

Buna karşılık YENİ Parti cephesindeki benzer çalışma konusunda çok daha somut bilgiler bulunuyor.
YENİ Parti kaynaklarının aktardığı bilgilere göre Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar TÜZÜN başkanlığında oluşturulan çalışma heyeti, belediye başkanlarının yanı sıra belediye meclisi ve il genel meclisi üyelerinin durumunu tek tek değerlendiriyor.
YENİ Parti yönetiminin özellikle bazı belediyelerde toplu ve hızlı geçiş yapmak yerine “kademeli geçiş modeli” uygulamasının nedeni olarak da belediye meclisi çoğunluklarının kaybedilmemesi gösteriliyor.
Bu durum siyasi kulislerde konuşulan KILIÇDAROĞLU cephesindeki “karşı liste” iddiasını daha da önemli hale getiriyor.
Çünkü YENİ Parti belediye belediye “bizimle kaç kişi gelir?” hesabı yapıyorsa, CHP yönetiminin de “kaç kişi bizde kalır?” hesabını yapması siyaseten olağan bir karşı hamle olarak değerlendiriliyor.

ÖZEL’İN EN BÜYÜK SORUNU: BAŞKAN GEÇİYOR, MECLİS GELMEYEBİLİR

Özgür ÖZEL’in bütün CHP’li belediye başkanlarını bir gecede YENİ Parti’ye davet etmemesinin en önemli nedenlerinden birinin meclis çoğunluğu olduğu daha önce kamuoyuna yansımıştı.
Siyasi kulislerde çok sayıda büyükşehir, il ve ilçe belediyesinde KILIÇDAROĞLU’na yakın meclis üyelerinin bulunduğu; belediye başkanının YENİ Parti’ye geçmesi halinde aynı üyelerin tamamının başkanla birlikte hareket etmeyebileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle ÖZEL yönetiminin transferlerde belediye meclisi dengesinin gözetilmesini istediği belirtiliyor.
Bu hesap son derece basit ancak siyasi sonucu çok büyük.
Örneğin CHP’nin 17, Cumhur İttifakı’nın 14 üyeye sahip olduğu varsayımsal bir belediyede belediye başkanı YENİ Parti’ye geçtiğinde CHP’li 17 üyenin tamamı onunla giderse siyasi kontrol değişmez.
Ancak 17 üyeden yalnızca 8’i başkanla YENİ Parti’ye geçer, 9’u CHP’de kalırsa belediye meclisi üç ayrı siyasi parçaya bölünebilir.
Başkan belediyeyi yönetmeye devam etse bile bütçe, imar, borçlanma ve stratejik kararlar açısından farklı bir meclis çoğunluğuyla karşı karşıya kalabilir.

KANUN NEDEN MECLİS SAYISINI BU KADAR ÖNEMLİ HALE GETİRİYOR?

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17’nci maddesi belediye meclisini belediyenin karar organı olarak tanımlıyor.
Kanun’un 18’inci maddesine göre belediye meclisi; belediye bütçesini ve kesin hesabını kabul ediyor, stratejik planı görüşüyor, yatırım ve çalışma programlarına karar veriyor, imar planlarını görüşüp onaylıyor ve belediyenin borçlanması dahil çok sayıda kritik konuda yetki kullanıyor.
Bu nedenle belediye başkanının partisinin meclis çoğunluğunu kaybetmesi, başkanın görevden düşmesi anlamına gelmese de belediye yönetimini siyasi açıdan son derece zor bir hale getirebilir.
Kanun’un 33’üncü maddesine göre belediye encümeninin bazı üyeleri de belediye meclisi tarafından gizli oyla seçiliyor. Dolayısıyla meclis çoğunluğundaki değişim yalnızca meclis kararlarında değil, belediyenin diğer karar mekanizmalarında da etkili olabiliyor.

BAŞKANIN PARTİ DEĞİŞTİRMESİ BAŞKANLIĞINI DÜŞÜRMEZ

Hukuki açıdan önemli bir ayrım daha bulunuyor.
Bir belediye başkanının CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye veya başka bir siyasi partiye geçmesi, tek başına belediye başkanlığı görevini sona erdirmiyor.
Ancak başkanın partisinin mecliste çoğunluğu kaybetmesi belediyeyi yönetme kapasitesini ciddi biçimde etkileyebiliyor.
Daha kritik senaryo ise belediye başkanlığı makamının ölüm, istifa, seçilme yeterliliğinin kaybedilmesi veya Kanun’da belirtilen başka bir nedenle tamamen boşalması halinde ortaya çıkıyor.
5393 sayılı Kanun’un 45’inci maddesi uyarınca bu durumda belediye meclisi kendi üyeleri arasından yeni belediye başkanını seçiyor.
İşte siyasi kulislerde yürütüldüğü iddia edilen “kim kiminle hareket eder?” çalışmasını olağan belediye siyaseti olmaktan çıkarıp stratejik hale getiren nokta da burası.
Bir belediye başkanının makamı boşalırsa artık seçmenin 2024’te hangi partiye verdiği oy değil, o gün belediye meclisinde hangi siyasi blokun kaç oya sahip olduğu yeni başkanın kim olacağını belirleyebiliyor.

İSTANBUL’DA NEDEN DAHA BÜYÜK RİSK VAR?

Bu tartışmanın en kritik merkezi İstanbul.
Temmuz ayı sonunda kamuoyuna yansıyan siyasi kulislerde İBB Meclisi’ndeki CHP’li isimlerden yaklaşık 40’ının Kemal KILIÇDAROĞLU’na yakın olduğu ileri sürülmüştü.
Gazeteci Aytunç ERKİN tarafından gündeme getirilen bu iddia üzerine, İBB’de olası bir başkanlık seçiminin farklı sonuç verebileceği tartışılmış; Barış YARKADAŞ ise hem CHP hem YENİ Parti tarafında bu kaygının bulunduğunu ve İBB’nin kaybedilmemesi amacıyla uzlaşma sağlanabileceğini söylemişti.
Ancak burada önemli bir uyarı gerekiyor.
Yaklaşık 40 kişilik KILIÇDAROĞLU’na yakın üye iddiası, Temmuz ayı sonundaki İBB kompozisyonu üzerinden dile getirildi. Sonrasında yeni istifalar, parti değişiklikleri ve belediye başkanlığı değişimleri yaşandı.
Dolayısıyla bugün “40 kişi kesin KILIÇDAROĞLU’yla hareket eder” veya bu sayıyı doğrudan güncel İBB aritmetiğinden çıkarmak doğru olmaz.
Tam tersine, güncel hesabın yapılabilmesi için o 40 kişi olduğu ileri sürülen isimlerin bugün hangi partide bulunduğunun ve siyasi tutumlarının yeniden belirlenmesi gerekiyor.
Kulislerde Türkiye genelinde yapıldığı öne sürülen belediye belediye çalışmanın önemi de tam burada ortaya çıkıyor.

İSTANBUL ÖRGÜTÜ ÖZEL’LE GİTTİ, BELEDİYELERDE AYNI HIZ GÖRÜLMEDİ

İstanbul’daki örgütsel geçişin büyüklüğü dikkat çekici.
CHP İstanbul’daki 40 kişilik il yönetiminin 39 üyesi ve 39 ilçe başkanının 36’sı CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye katılma kararı aldı.
Ancak İstanbul’daki belediye başkanları ve özellikle belediye meclis üyelerinde aynı ölçüde tek gecelik ve toplu geçiş yaşanmaması dikkat çekiyor.
Bu tablo da “Neden?” sorusunu beraberinde getiriyor.
Siyasi kulislerde bazı İstanbul ilçe belediyelerinde başkanın YENİ Parti’ye geçmesi halinde meclisteki bütün CHP üyelerinin kendisiyle birlikte hareket etmeyeceği, bunun da belediye yönetimindeki mevcut çoğunluğu riske atabileceği kaygısının bulunduğu ileri sürülüyor.
Ancak şu aşamada belirli bir İstanbul ilçe belediye başkanının “meclis çoğunluğunu kaybetme korkusuyla YENİ Parti’ye geçmediğini” doğrulayan açık ve resmî bir açıklama bulunmuyor.
Bu nedenle belediye isimleri üzerinden kesin hüküm vermek yerine, transfer sürecinin belediye belediye yürütüldüğünü söylemek daha doğru.

YENİ PARTİ’NİN KENDİ AÇIKLAMASI KULİSLERİ DESTEKLİYOR

YENİ Parti’nin yerel yönetim stratejisine ilişkin açıklamalar bu değerlendirmeyi güçlendiriyor.
Parti yönetimi hızlı bir toplu geçiş yerine belediye meclislerinin siyasi yapısını gözeten kontrollü ve kademeli bir model uyguladığını belirtiyor. Belediye başkanları ile meclis üyelerinin durumlarının ayrı ayrı incelendiği açıkça ifade ediliyor.
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar TÜZÜN de Ağustos ayının ilk haftasında CHP’den ayrılan 232 belediye başkanının YENİ Parti’ye katıldığını açıklarken, bazı büyükşehir belediyelerinde Ağustos meclis toplantılarının beklendiğini söyledi.
“Meclis toplantılarının beklenmesi” ayrıntısı da siyasi aritmetiğin transfer kararlarında ne kadar önemli hale geldiğini ortaya koyuyor.

SOMUT ÖRNEKLER DE VAR

Türkiye’nin farklı bölgelerinde belediye başkanı ile belediye meclis üyelerinin birlikte YENİ Parti’ye geçtiği örnekler bulunuyor.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin ERDEM’in 16 belediye meclis üyesiyle birlikte CHP’den ayrılması sonucunda CHP’nin 17 kişilik grubundan yalnızca bir üyenin partide kaldığı bildirildi.
Derince Belediye Başkanı Sertif GÖKÇE ise 18 belediye meclis üyesiyle birlikte YENİ Parti’ye geçti.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı MUTLU’nun da 19 meclis üyesiyle YENİ Parti’ye geçmesi sonrasında Konak Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğun YENİ Parti’ye geçtiği bildirildi.
Bu örneklerde başkan ile meclis grubunun beraber hareket etmesi belediyedeki siyasi aritmetiğin büyük ölçüde korunmasını sağladı.
Ancak aynı modelin bütün belediyelerde uygulanamayacağı görülüyor.

ETİMESGUT ÖRNEĞİ TAM TERSİ BİR TABLOYU GÖSTERDİ

Bu açıdan dikkat çekici örneklerden biri Etimesgut’ta yaşandı.
CHP’li 15 belediye meclis üyesinin YENİ Parti’ye geçmek için başvuruda bulunduğu bildirilirken Belediye Başkanı Erdal BEŞİKÇİOĞLU’nun CHP’de kalma kararı aldığı kamuoyuna yansıdı.
Bu örnek, belediye başkanı ile belediye meclis üyelerinin siyasi tercihlerinin her zaman aynı yönde olmayabileceğini açık biçimde gösteriyor.
Dolayısıyla Türkiye genelindeki belediye tablosunu yalnızca “kaç belediye başkanı CHP’de, kaçı YENİ Parti’de?” sorusuyla okumak artık yeterli değil.

ASIL ARİTMETİK BELEDİYE BAŞKANLARINDA DEĞİL MECLİS ÜYELERİNDE OLABİLİR

Bugün kamuoyunda CHP ve YENİ Parti arasındaki yerel yönetim gücü çoğunlukla kaç belediye başkanının hangi partide olduğu üzerinden hesaplanıyor.
Ancak gerçek siyasi güç tablosu çok daha karmaşık olabilir.
Bir belediye başkanı YENİ Parti’de bulunurken meclis çoğunluğu CHP’de kalabilir.
Başkan CHP’de bulunurken meclis üyelerinin önemli bölümü ÖZEL çizgisine geçebilir.
CHP ve YENİ Parti üyeleri belediye meclisinde birlikte hareket ederek eski çoğunluğu fiilen sürdürebilir.
Ya da iki yapı birbirinden tamamen ayrılır ve AK Parti-MHP blokunun belediye meclisindeki ağırlığı bir anda belirleyici hale gelebilir.
Dolayısıyla Türkiye genelindeki gerçek yerel yönetim aritmetiğini belirlemek için yalnızca belediye başkanlarının parti rozetlerine bakmak yeterli değil.
Her belediyenin meclis üyelerinin tek tek yeniden sayılması gerekiyor.

KILIÇDAROĞLU’NUN ELİNDE GERÇEKTEN BÖYLE BİR LİSTE VARSA SİYASİ ÖNEMİ ÇOK BÜYÜK

Kulislerde konuşulan belediye belediye “sadakat haritası” iddiasının doğrulanması halinde KILIÇDAROĞLU yönetiminin elinde son derece önemli bir siyasi veri bulunuyor olabilir.
Çünkü böyle bir çalışma CHP’ye:
hangi belediyede çoğunluğu koruyabileceğini,
hangi başkanın YENİ Parti’ye geçmesi halinde meclisin CHP’de kalacağını,
hangi belediyede AK Parti-MHP blokunun çoğunluğa yaklaşacağını,
hangi belediye başkanının görevden ayrılması halinde başkanlığın el değiştirebileceğini
ve hangi belediyelerde CHP-YENİ Parti uzlaşmasının zorunlu olduğunu önceden görme imkânı verir.
YENİ Parti’nin de aynı hesabı yaptığı biliniyor.
Bu durumda CHP ile YENİ Parti arasında önümüzdeki dönemin en büyük siyasi mücadelesi belediye başkanlarını kendi tarafına geçirmekten çok, belediye meclis üyelerini hangi blokun yanında tutacağı üzerinden yaşanabilir.

SONUÇ: TÜRKİYE’DE YEREL YÖNETİM HARİTASI GÖRÜNDÜĞÜNDEN DAHA KARMAŞIK

CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan ayrışma, YENİ Parti’nin kurulmasıyla yeni bir aşamaya geçti.
İlk aşamada gözler milletvekillerine çevrildi.
İkinci aşamada belediye başkanları konuşuldu.
Ancak üçüncü ve belki de en kritik aşama belediye meclisleri olacak.
KILIÇDAROĞLU yönetiminin Türkiye genelindeki CHP’li belediyelerde “kim bizimle kalır, kim ÖZEL’le gider?” şeklinde ayrıntılı çalışma yaptığının siyasi kulislerde konuşulması da bu nedenle önem taşıyor.
Şu anda bu çalışmanın kamuoyuna açıklanmış resmî listesi bulunmuyor.
Ancak YENİ Parti yönetiminin belediye başkanlarını ve meclis üyelerini tek tek incelemesi, geçişleri belediye meclisi çoğunluklarına göre kademeli yürütmesi ve bazı büyükşehirlerde meclis toplantılarının sonucunu beklemesi, yerel yönetim savaşının gerçek merkezinin belediye meclisleri olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.
Önümüzdeki süreçte CHP ile YENİ Parti arasındaki gerçek güç dengesini “kaç belediye başkanı hangi partide?” sorusundan çok daha kritik bir soru belirleyebilir:
Türkiye genelinde binlerce belediye meclis üyesinin kaçı Kemal KILIÇDAROĞLU yönetimindeki CHP ile, kaçı Özgür ÖZEL liderliğindeki YENİ Parti ile hareket edecek?
Bu sayı ortaya çıktığında yalnızca CHP-YENİ Parti arasındaki gerçek yerel yönetim gücü değil; İstanbul başta olmak üzere çok sayıda belediyede AK Parti-MHP blokunun yeni aritmetik içindeki gerçek ağırlığı da yeniden hesaplanmak zorunda kalacak.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR

Yayın Tarihi: 22.08.2026 - 13:50
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.