DOLAR 48,22030,18%
EURO 55,8755-0,49%
ALTIN 6.908,74-3,01
BITCOIN 37732550.64108%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
Arınç “mal mülk kavgası” dedi, Denizolgun resti çekti: “İspatlarıyla ifşa ederim”
  • Şehrin Haberi
  • Gündem
  • Arınç “mal mülk kavgası” dedi, Denizolgun resti çekti: “İspatlarıyla ifşa ederim”

Arınç “mal mülk kavgası” dedi, Denizolgun resti çekti: “İspatlarıyla ifşa ederim”

ABONE OL
Arınç “mal mülk kavgası” dedi, Denizolgun resti çekti: “İspatlarıyla ifşa ederim”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eski Başbakan Yardımcısı ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya ilişkin yürütülen soruşturma hakkındaki açıklamaları yeni bir tartışma başlattı. Arınç’ın yaşanan süreci “kuzenler arasındaki mal mülkiyet kavgası” sözleriyle değerlendirmesine, eski AK Parti milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun sert tepki gösterdi. Denizolgun, Arınç’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak elindeki bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşabileceğini söyledi.
ARINÇ MASUMİYET KARİNESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bülent Arınç, soruşturmaya ilişkin açıklamasında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının sürecin bir cemaatin tamamına değil, haklarında adli suç iddiaları bulunan bazı kişilere yönelik yürütüldüğü yönündeki açıklamalarına güvendiğini belirtti. Bununla birlikte soruşturma sırasında masumiyet karinesinin korunması gerektiğini savunan Arınç, iddianame hazırlanmadan ve mahkeme kararı ortaya çıkmadan kişilerin suçlu ilan edilmesine karşı çıktı.
Arınç, sosyal medya ile bazı yayınlarda soruşturma kapsamındaki kişiler hakkında kesin hüküm içeren değerlendirmeler yapıldığını öne sürdü. Soruşturmanın gizliliği ve adil yargılanma hakkına vurgu yapan Arınç, delilden kişiye gidilmesi gerektiğini, önce suçlama yapılıp ardından delil aranmasının doğru olmayacağını ifade etti.
“MAL MÜLK KAVGASI” SÖZLERİ TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ
Arınç’ın açıklamalarında en fazla dikkat çeken bölüm ise aile içindeki anlaşmazlığa ilişkin değerlendirmesi oldu. Süleymancılarla siyasi ilişkilerin geçmişten bugüne değiştiğini anlatan Arınç, iki kardeş arasındaki siyasi ayrışmanın yıllar sonra kuzenler arasında “mal mülkiyet kavgasına” dönüştüğünü savundu.
Arınç ayrıca “Bu cemaat AK Parti’yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini söyledi. Soruşturma kapsamında adı geçen bazı kişilerin kamuoyu önünde peşinen suçlu gösterilmesinden rahatsız olduğunu ifade eden Arınç, taraf olmadığını belirterek sürecin hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
DENİZOLGUN: KONU MAL MÜLK KAVGASI DEĞİL
Fatih Süleyman Denizolgun ise Arınç’ın “mal mülk kavgası” değerlendirmesine açık biçimde karşı çıktı. Sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada, yaşanan sürecin bir mülkiyet anlaşmazlığına indirgenemeyeceğini savundu. Denizolgun, 2019 yılında İstanbul Kısıklı’daki bazı taşınmazlarla ilgili mahkeme kararı kapsamında yaşanan gelişmeleri hatırlatarak farklı iddialar dile getirdi.
Denizolgun, karşı taraf olarak tanımladığı kişilerin bürokrasi, yargı ve siyaset alanında rüşvet dağıttığını ileri sürdü. Bu iddiaların Denizolgun’un beyanı olduğu ve yargı mercilerince kesinleşmiş bir hüküm niteliği taşımadığı özellikle önem taşıyor. Denizolgun, daha önce de benzer iddiaları kamuoyuyla paylaştığını belirterek meselenin para veya taşınmaz paylaşımından ibaret olmadığını söyledi.
“YALANLARINIZI İSPATLARIYLA İFŞA EDERİM”
Denizolgun, açıklamasında Arınç’ın babası ve amcasına ilişkin değerlendirmelerini de reddetti. Arınç’ın hem aile geçmişine hem de siyasi sürece ilişkin söylediklerinin gerçeği yansıtmadığını savunan Denizolgun, “İsterseniz bir sonraki yazımda, bu yalanlarınızı da ispatlarıyla ifşa ederim.” ifadelerini kullandı.
Denizolgun ayrıca Arınç’ı olayların “yanlış tarafında” durmakla suçladı ve geçmişte kamuoyuna açıkladığını belirttiği bazı bilgi ve belgeleri yeniden gündeme getirebileceği mesajını verdi. Açıklamasında sert bir siyasi dil kullanan Denizolgun, Arınç’ın soruşturmayı bir aile içi paylaşım kavgası olarak yorumlamasına itirazını özellikle yineledi. Böylece tartışma, soruşturmanın hukuki boyutunun yanı sıra tarafların geçmiş ilişkileri ve karşılıklı siyasi suçlamaları üzerinden de büyüdü.
MÜCAHİD ARINÇ İDDİASI DA GÜNDEME GELDİ
Tartışmanın bir başka boyutu ise Bülent Arınç’ın oğlu Mücahid Arınç üzerinden yaşandı. Denizolgun, Mücahid Arınç’ın geçmiş yıllarda babasının bazı siyasi açıklamaları nedeniyle parti içinde sorun yaşadığını ve istifayı düşündüğünü ileri sürdü. Denizolgun, bu konuda kendisine aktarıldığını iddia ettiği bazı bilgileri de açıklayabileceğini söyledi. Bu ifadeler de Denizolgun’un iddiası olarak kamuoyuna yansıdı.
SORUŞTURMA VE DENİZOLGUN’UN ÖLÜMÜ GÜNDEMDE
Tartışmanın arka planında, Alihan Kuriş ve bazı kişiler hakkında yürütülen adli soruşturmanın yanı sıra eski Ulaştırma Bakanı ve cemaatin eski liderlerinden Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin incelemeler bulunuyor. Ölümle ilgili soruşturma kapsamında mezarın açılması, kamuoyunda yeni iddia ve tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştu.
Arınç, mezarın açılması sonrasında hukuk ve adli tıp alanında uzman olmayan kişilerin kamuoyu önünde suçlu aramasını eleştirirken, soruşturmanın özensiz yürütüldüğü yönündeki görüşünü de dile getirdi. İnsanların geri dönülmesi güç biçimde damgalanabileceğini savunan Arınç, adli süreç sonuçlanmadan kesin hükümler kurulmasına karşı olduğunu söyledi. Denizolgun ise soruşturmanın ve aile içindeki uyuşmazlıkların Arınç’ın anlattığından farklı bir zemine sahip olduğunu savunuyor.
Karşılıklı açıklamalarla büyüyen tartışmada tarafların ileri sürdüğü suçlamaların hangilerinin adli dosyaya nasıl yansıyacağı henüz netleşmiş değil. Soruşturma sürerken, kesinleşmemiş iddialar bakımından masumiyet karinesi önemini koruyor.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR

Yayın Tarihi: 28.08.2026 - 13:42
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP