AK Parti’de fon soruşturmasına ilişkin siyasi tartışmalar sürerken, parti içinden aktarılan yeni kulis değerlendirmeleri gündeme geldi. MedyaRadar’ın, Nefes yazarı Nuray Babacan’ın yazısından aktardığına göre bazı AK Parti yöneticileri yaşanan fon krizinin siyasi etkisinin büyüyebileceği görüşünde. AK Parti’de fon krizi başlığı altında aktarılan bu değerlendirmelerde, mevcut süreç 2001’deki bankacılık krizine benzetiliyor. Ancak söz konusu ifadeler parti adına yapılmış resmî bir açıklama değil, gazetecinin ismini açıklamadığı parti kaynaklarına dayanan kulis bilgileri niteliğinde.
Babacan’ın aktardığına göre gelişmeleri takip eden bir AK Parti mensubu, fon krizini partinin iktidara geldiği dönemin öncesindeki bankacılık krizlerinden birine benzetti. Aynı kulislerde, yüksek tutarlı yatırımların kamuoyunda oluşturduğu algının parti açısından siyasi risk yaratabileceği ve konunun yalnız bireysel yatırım tercihi olarak görülmemesi gerektiği savunuldu.
Yazıda görüşüne yer verilen üst düzey bir parti yöneticisinin ise konunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırılmasını AK Parti’nin kendisinin gündeme getirmesi gerektiğini düşündüğü aktarıldı. Aynı kaynak, krizin parti açısından ağır siyasi sonuçlar doğurabileceği yönünde kaygı dile getirdi. Bu değerlendirme resmî parti kararı, seçim öngörüsü veya TBMM’ye sunulmuş bir araştırma önergesi anlamına gelmiyor; ismi açıklanmayan parti yöneticisinin siyasi yorumunu yansıtıyor.
Şehrin Haberi’nin daha önce yayımladığı “Fon soruşturması komisyonu: Çömez’den Meclis çağrısı” haberinde, Meclis araştırması talebinin adli soruşturmadan ayrı bir parlamenter denetim mekanizması olduğu aktarılmıştı. Meclis araştırması açılması için önergenin TBMM gündemine alınması ve Genel Kurulun araştırma açılmasına karar vermesi gerekiyor.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise 27 Eylül’de yaptığı açıklamada fon soruşturmalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla partinin yetkili kurumları tarafından takip edildiğini belirtti. Çelik, usulsüzlük veya yanlış yapan kişiler hakkında hukuki sürecin işletileceğini ve olayların bütün yönleriyle araştırılacağını söyledi. Bu açıklama, kulislerde aktarılan siyasi kaygılardan farklı olarak AK Parti adına yapılmış resmî değerlendirme niteliği taşıyor.
29 Eylül’de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yapılan Ekonomi Eş Güdüm Toplantısının ardından AK Parti’nin resmî internet sitesinde yayımlanan açıklamada tasfiye edilen fonlarla ilgili çalışmaların hızlandırılması, yatırımcı haklarının korunması ve ödemelerin adil şekilde yürütülmesi için “Fon Koordinasyon Kurulu” oluşturulduğu duyuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık edeceği kurulun genel koordinasyonu sağlaması planlanıyor. Aynı açıklamada Devlet Denetleme Kurulunun son dönemdeki yatırım fonu işlemlerine yönelik inceleme ve denetim süreci başlattığı bildirildi.
Soruşturmanın mali ve adli boyutu da genişledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 26 Eylül tarihli açıklamasına göre 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu; 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandı. Bu tedbirler soruşturma aşamasındaki işlemler olup tek başına kesinleşmiş suçluluk kararı anlamına gelmiyor.
2001 benzetmesinde önemli bir ayrım bulunuyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Şubat 2001 krizini Türk lirasının sert değer kaybettiği, faizlerin tarihî seviyelere çıktığı, bankaların yükümlülüklerini yerine getiremediği ve ödeme sisteminin durma noktasına geldiği derin bir finansal kriz olarak tanımlıyor. Bugünkü fon soruşturması ise yatırım fonları, sermaye piyasası işlemleri ve yatırımcı mağduriyetleri etrafında ilerleyen farklı bir dosya. Bu nedenle 2001’e yapılan benzetme, ekonomik olarak birebir eşdeğerlik tespiti değil, parti içinden aktarılan siyasi bir değerlendirme.
Fon soruşturmasının siyasi boyutu, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti yöneticisi Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya atılan iddialar ve Kaya’nın parti görevlerinden ayrılmasıyla daha görünür hale geldi. Kaya, hakkındaki iddiaların araştırılması sürecinde siyasi sorumluluk anlayışıyla görevlerinden affını istediğini açıklamıştı. Hakkındaki iddiaların hukuki doğruluğu ise devam eden soruşturma ve yetkili makamların değerlendirmeleriyle belirlenecek.
Şehrin Haberi’nin “AK Parti fon soruşturması: Kulislerde yeni tutuklama iddiası” başlıklı haberinde de parti içindeki rahatsızlığa ilişkin farklı kulisler aktarılmış, ancak yeni tutuklama iddialarının resmî adli karar olmadığı özellikle belirtilmişti. Mevcut durumda da parti içinden aktarılan 2001 krizi benzetmesi ve siyasi sonuçlara ilişkin kaygılar, adı açıklanmayan kaynakların değerlendirmeleri olarak görülmeli.
AK Parti’de fon krizi konusunda resmî çizgi, soruşturmaların sürdürülmesi, sorumluluğu bulunan kişiler hakkında işlem yapılması ve yatırımcıların haklarının korunması yönünde açıklanıyor. Parti içinden basına yansıyan kulislerde ise soruşturmanın siyasi etkisinin daha geniş olabileceği tartışılıyor. Bu iki alanın birbirinden ayrılması gerekiyor: Kulislerdeki yorumlar parti kararı değil; soruşturmanın kapsamı ve kişilerin hukuki sorumluluğu ise savcılık, mahkemeler ve resmî kurumların işlemleriyle netleşecek.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026
1
ARABESK MÜZİĞİN ACI KAYBI: CANSEVER HAYATINI KAYBETTİ
2
ALİHAN KURİŞ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 30 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
3
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
4
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
5
Ramazan’ın Bereketi Aynı Sofrada Buluştu.İyi Parti Büyükçekmece Yönetim Kurulu İftar Yemeği Buluşması
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.