DOLAR 49,40290,03%
EURO 55,46950,65%
ALTIN 6.588,981,05
BITCOIN 4034025-1.9001%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
Fon zararını kim ödeyecek? 131 fonda teminat ve sorumluluk

Fon zararını kim ödeyecek? 131 fonda teminat ve sorumluluk

Fon zararını kim ödeyecek? 131 fonda teminat ve sorumluluk
0

BEĞENDİM

Borsa İstanbul’daki fon krizinde 131 yatırım fonunun tasfiye süreci devam ederken yatırımcıların en kritik sorusu “fon zararını kim ödeyecek?” oldu. Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye sürecinin İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütülmesini kararlaştırdı. Fon varlıkları nakde çevrildikçe, borçlar ve giderler düşüldükten sonra kalan tutar yatırımcılara sahip oldukları katılma payı oranında aktarılacak. Kurul, 21 Eylül’de tasfiye için öngörülen üç aylık süreyi altı aya çıkardı; bu değişiklik yatırımcının ana parasının garanti edildiği anlamına gelmiyor.

Fon malvarlığının hukuki yapısı burada kritik. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 53’üncü maddesine göre fon malvarlığı, fon yönetim şirketinin ve portföy saklayıcısının malvarlığından ayrı tutuluyor. Aynı madde, tasfiye halinde fon malvarlığından yalnız katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini düzenliyor. Ancak bu koruma, portföydeki varlıkların piyasa değerinin düşmesini ortadan kaldırmıyor.

Fon zararını kim ödeyecek? Piyasa zararı ayrı

Fon zararını kim ödeyecek sorusunun ilk cevabı zararın kaynağına bağlı. Fon portföyündeki hisselerin veya diğer varlıkların fiyatı düşmüşse bu zarar için otomatik Hazine veya SPK garantisi bulunmuyor. Yatırımcı Tazmin Merkezi de piyasa fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamı dışında bırakıyor. YTM’nin devreye girebilmesi için yatırım kuruluşunun yatırımcıya ait nakit veya sermaye piyasası aracını teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi ve mevzuattaki tazmin koşullarının oluşması gerekiyor.

Şehrin Haberi’nin “SPK 130 fon tasfiye kararı: 7 şirketin işlemleri durduruldu” haberinde ilk tasfiye listesi aktarılmıştı. Sonraki düzenlemeyle sayı 131’e çıktı. Tasfiye sürecinde yatırımcının alacağı nihai tutar, varlıkların hangi fiyatla nakde çevrileceğine ve fonun tasfiye hesaplarına göre belirlenecek.

Teminat alınmadı mı? Asıl soru işlem bazında

“İlgili makamlar gerekli teminatı almadı mı?” sorusunda tek bir teminat mekanizması yok. Kanun, fon malvarlığının kural olarak rehnedilemeyeceğini veya teminat gösterilemeyeceğini; yalnız fon hesabına olmak ve gerekli koşulları taşımak kaydıyla kredi, türev, açığa satış ve benzeri işlemlerde istisna uygulanabileceğini düzenliyor. Portföy saklayıcısına ise varlık alım satımlarının, portföy yapısının ve işlemlerin mevzuata uygunluğunu kontrol etme görevi veriliyor.

SPK’nın 18 Eylül tarihli resmî açıklaması daha önemli bir noktaya işaret ediyor. Kurul, 2025’in son çeyreğinde bazı fonların düşük fiili dolaşımlı paylarda ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığını gözlemlediğini ve 28 Ağustos 2026’da yayımlanan yeni rehberin ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanmanın oluşturduğu sistemik riski sınırlamayı amaçladığını açıkladı. Ancak bu açıklama, tasfiye edilen her fondaki her işlemin geçmişte teminatsız yapıldığını kanıtlamıyor. Hangi işlemde hangi teminatın zorunlu olduğu ve alınıp alınmadığı işlem tarihindeki mevzuata göre ayrı incelenmeli. Bu nedenle fon zararını kim ödeyecek sorusu, yalnız “teminat vardı mı?” denilerek cevaplanamaz.

Saklayıcı sorumlu olabilir mi?

Fon zararını kim ödeyecek sorusunun ikinci boyutu kusur veya mevzuata aykırılık ihtimali. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 56’ncı maddesine göre portföy saklayıcısı, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumlu. Kanun ayrıca yatırımcıların dava açma hakkını saklı tutuyor. Bununla birlikte somut sorumluluk için hangi yükümlülüğün ihlal edildiğinin, zararın tutarının ve ihlal ile zarar arasındaki bağın ortaya konulması gerekiyor.

Şehrin Haberi’nin “Fon denetimi sorumluluğu: Risk 2025’te görüldü, ceza doğar mı?” haberinde de SPK’nın risk tespitinin zamanlaması ile denetim yükümlülükleri arasındaki ayrım ele alınmıştı. SPK’nın 2025’te risk görmüş olması tek başına belirli bir kamu görevlisinin hukuki veya cezai sorumluluğunu kanıtlamıyor. Fon zararını kim ödeyecek tartışmasında idari denetim sorumluluğu ile tazmin sorumluluğu da birbirine karıştırılmamalı.

Yurt dışı transferler yatırımcı parası mı?

Soruşturma kapsamında bazı şirket yöneticilerinin 2024’ten itibaren yurt dışı para ve kripto varlık hareketleri MASAK incelemesine alındı. Kamuoyuna yansıyan ilk tespitlerde İsviçre bağlantılı yüksek tutarlı transferler de yer aldı. Ancak bu transferlerin tamamının fon yatırımcılarına ait para olduğu veya hukuka aykırı biçimde kaçırıldığı yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

Adalet Bakanlığı 22 Eylül’de sermaye piyasası soruşturmalarında yeni operasyon yapıldığını açıkladı. İstanbul ve Aydın’daki işlemlerde 15 şüpheliden 14’ünün yakalandığı ve soruşturmalarda toplam 60 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı bildirildi. Bu işlemler, tasfiye kapsamındaki her fonda aynı nitelikte zarar bulunduğunu göstermiyor.

Bu nedenle fon zararını kim ödeyecek sorusuna bugün verilebilecek en sağlam cevap şu: mevcut fon malvarlığı tasfiye edilerek yatırımcıya dağıtılacak; piyasa kaybını devlet otomatik karşılamayacak. Mevzuata aykırı işlem, kusurlu saklama veya yatırımcı malvarlığının hukuka aykırı aktarılması kanıtlanırsa sorumlulara karşı tazmin ve tahsil yolları gündeme gelebilecek. Hangi fonda ne kadar gerçek açık bulunduğu ise tasfiye hesapları ve adli incelemeler tamamlanmadan kesinleşmiş değil.

Haber: Muhammet BAYRAKTAR

Yayın Tarihi: 22.09.2026 - 15:07
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP