İstanbul’da 12 yaşından küçük bir çocuğun, kuzeni olduğu belirtilen kişi tarafından cinsel istismara uğradığı iddiasıyla açılan davanın duruşması 17 Eylül 2026’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görüldü. Çağlayan Adliyesi çocuk istismarı davası, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 11.10’da başladı. Çocuğun korunması amacıyla mağdurun kimliğine ve kimliğinin anlaşılmasına yol açabilecek ayrıntılara haberde yer verilmedi.
Kamuoyuna yapılan duyuruya göre dava, 12 yaşından küçük bir çocuğun kuzeni olduğu belirtilen kişi tarafından cinsel istismara maruz bırakıldığı iddiasına dayanıyor. Dosyada ileri sürülen suçlama henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor. Sanığın cezai sorumluluğu, delillerin değerlendirilmesi ve yargılama sonunda verilecek kararla belirlenecek.
Duruşma öncesinde açıklama yapan UCİM–Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği, hukukçuları ve gönüllüleriyle birlikte çocuğun ve ailesinin yanında bulunacağını, yargılama sürecini takip edeceğini duyurdu. UCİM’in kurumsal internet sitesinde çocukların korunmasına ve hukuki destek çalışmalarına ilişkin bilgiler yer alıyor.
Haberin hazırlandığı saat itibarıyla duruşmada verilen ara karar, sanığın hukuki durumu veya bir sonraki duruşma tarihi resmî belgeyle doğrulanmış değildi. Bu nedenle karar açıklanmadan ceza miktarı, tutukluluk durumu veya dosyanın sonucu hakkında kesin ifade kullanılmıyor.
Çocukların taraf olduğu cinsel istismar dosyalarında haber verme hakkı ile çocuğun üstün yararı birlikte gözetilmek zorunda. Mağdurun adı, görüntüsü, yaşadığı yer, okulu, aile bilgileri veya çevresi tarafından tanınmasına neden olabilecek ayrıntılar yayımlanmamalı. Bu koruma yalnızca çocuğun bugünkü güvenliği için değil, ilerleyen yıllarda yeniden örselenmesini önlemek açısından da önem taşıyor.
Bu nedenle Şehrin Haberi, dosyanın yargısal yönünü aktarırken çocuğun kimliğini açığa çıkarabilecek hiçbir ayrıntıyı paylaşmıyor. Olayın aile ilişkisine dair bilgi de yalnızca kamuoyuna açıklanan çerçevede ve çocuğun kimliğini belirlemeye imkân vermeyecek ölçüde kullanılıyor.
Ağır ceza mahkemesindeki yargılamada iddia makamının görüşü, sanık ve müdafisinin savunması, mağdur tarafın beyanları ile dosyadaki deliller değerlendirilecek. Mahkeme gerekli görürse yeni delillerin toplanmasına, tanıkların dinlenmesine veya uzman raporu alınmasına karar verebilir. Ara kararlar yargılamanın sürdüğünü gösterir; tek başına sanığın suçlu ya da suçsuz olduğuna ilişkin kesin hüküm oluşturmaz.
Çocuğun beyanının alınması gereken durumlarda ikincil örselenmenin önlenmesi temel hassasiyetlerden biri. Yargılama sürecinin ayrıntıları paylaşılırken çocuğun özel hayatını ve psikolojik bütünlüğünü zedeleyebilecek ifadelerden kaçınılması gerekiyor. Aynı şekilde sosyal medyada doğrulanmamış isimlerin, fotoğrafların veya aile bilgilerin paylaşılması çocuğun korunmasına zarar verebilir.
Çocuğun doğrudan adı kullanılmasa bile okulunun, mahallesinin, yakınlarının adlarının veya olay yerinin ayrıntılı biçimde açıklanması kimliğinin anlaşılmasına yol açabilir. Bu nedenle haberlerde yalnızca yargılamanın anlaşılması için zorunlu bilgiler yer almalı. Çocuğun beyanına ait mahrem ayrıntılar, sağlık bilgileri ve dosyadaki görseller kamuya açık biçimde aktarılmamalı.
Dava dosyasındaki iddiaların sansasyonel başlıklarla sunulması da çocuğun uzun süre dijital iz altında kalmasına neden olabilir. İnternet ortamında yayımlanan içerikler yıllar sonra yeniden karşısına çıkabileceği için haber kuruluşlarının kalıcı etkileri hesaba katması gerekiyor. Yorumlarda ve sosyal medya paylaşımlarında mağduru suçlayan, kimliğini araştıran ya da sanık hakkında yargı kararı kesinleşmeden hüküm kuran ifadelerden kaçınılması önem taşıyor.
Mahkeme sonucu açıklandığında bile kararın kesinleşip kesinleşmediği ayrıca belirtilmeli. İlk derece mahkemesinin hükmü ile istinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kesinleşen karar aynı hukuki aşama değil. Bu ayrım, hem doğru bilgilendirme hem de yargılanan kişilerin haklarının korunması bakımından haber metninde açık tutulmalı.
Çağlayan Adliyesi çocuk istismarı davasında kamuoyunun beklediği temel gelişme, mahkemenin duruşma sonunda verdiği ara kararın veya varsa hükmün açıklanması. Resmî tutanak ya da güvenilir biçimde doğrulanmış mahkeme sonucu paylaşıldığında; sanığın hukuki durumu, dosyanın devam edip etmeyeceği ve sonraki duruşma tarihi haber metnine eklenecek.
Mevcut aşamada doğrulanan bilgiler, duruşmanın İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğü ve UCİM temsilcilerinin süreci takip ettiğiyle sınırlı. Yargılama tamamlanmadığı için suçlama kesinleşmiş olgu gibi sunulmuyor ve masumiyet karinesi gözetiliyor.
Çocuklara yönelik şiddet ve istismar şüphesi bulunan durumlarda yetkili kurumlara başvurulması, olayın sosyal medya üzerinden yayılmasından daha güvenli bir yol. Haber dili de soruşturma ve yargılama sürecini etkilemeyecek, çocuğu teşhir etmeyecek ve kesinleşmemiş iddiaları hüküm gibi aktarmayacak şekilde kurulmalı.
Hazırlayan: Dilek BAKAN
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026
1
Zeytinburnu’nda sanayide çıkan yangın havadan görüntülendi
2
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
3
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
4
Esenyurt’ta trafikte tartışma çıkaran şahsın ehliyeti geri alındı
5
Türkiye’nin faili meçhul cinayet tablosu: Resmî envanterde 638 dosya, 693 maktul