28 Ağustos 2026 Cuma
Ay-yıldızlılar, Avrupa Şampiyonası’nda grup etabını namağlup tamamlamak için bu akşam Polonya karşısına çıkacak
A Milli Kadın Voleybol Takımı, CEV Trendyol 2026 Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda grup aşamasının son maçında bu akşam Polonya ile karşı karşıya gelecek. Turnuvada çıktığı ilk dört karşılaşmayı da kazanarak son 16 turuna yükselmeyi garantileyen Filenin Sultanları’nın hedefi, Polonya’yı da mağlup ederek grubu 5’te 5’le tamamlamak.
Türkiye-Polonya karşılaşması, 28 Ağustos Cuma günü saat 19.00’da İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak. Mücadele TRT Spor’dan canlı ve şifresiz yayınlanacak.
ALMANYA ENGELİ 3-1’LE GEÇİLDİ
Son Avrupa şampiyonu unvanıyla organizasyonda mücadele eden ay-yıldızlı ekip, A Grubu’ndaki son karşılaşmasında Almanya’yı 3-1 mağlup ederek galibiyet serisini sürdürdü. Milliler karşılaşmanın setlerini 25-21, 25-27, 25-20 ve 25-19’luk skorlarla tamamladı. Bu galibiyetle Türkiye, dört maç sonunda dört galibiyete ulaşarak son 16 turundaki yerini garantiledi.
SON SINAV POLONYA KARŞISINDA
Filenin Sultanları’nın grup aşamasındaki son rakibi ise Polonya olacak. Polonya da Türkiye karşılaşması öncesindeki son maçında Almanya’yı 3-0 mağlup etti. Bu nedenle İstanbul’daki mücadele, grup aşamasının dikkat çeken karşılaşmalarından biri olacak.
Maç bu akşam TRT 1 ekranlarından canlı yayınlanacak.
Daniele Santarelli yönetimindeki milliler, taraftar desteğini de arkasına alarak Polonya karşısından galibiyetle ayrılmayı ve Avrupa Şampiyonası’ndaki namağlup yürüyüşünü sürdürmeyi amaçlıyor.
AVRUPA ŞAMPİYONLUĞUNU KORUMA HEDEFİ
Türkiye; Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya karşısında aldığı galibiyetlerle turnuvaya güçlü bir başlangıç yaptı. Polonya karşılaşmasının ardından Filenin Sultanları için gözler eleme aşamasına çevrilecek.
Türkiye’nin önemli avantajlarından biri de şampiyonanın kritik bölümünde İstanbul’da mücadele edecek olması. Sinan Erdem Spor Salonu, grup maçlarının yanı sıra son 16 turu, çeyrek final, yarı final ve final karşılaşmalarına da ev sahipliği yapacak.
TÜRKİYE – POLONYA
Tarih: 28 Ağustos 2026 Cuma
Saat: 19.00
Salon: Sinan Erdem Spor Salonu – İstanbul
Yayın: TRT Spor
Filenin Sultanları’nın hedefi belli: Polonya’yı da geç, grubu 5’te 5’le tamamla ve Avrupa şampiyonluğu yolunda yürüyüşe devam et!
Haber: Dilek BAKAN
A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda çıktığı ilk dört karşılaşmayı da kazanarak yoluna namağlup devam etti. Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya engellerini aşan Filenin Sultanları, grup aşamasının bitimine bir maç kala son 16 turundaki yerini garantiledi. Sırada grup liderliği açısından büyük önem taşıyan Polonya karşılaşması var.
Türkiye, Çekya, Azerbaycan ve İsveç’in ev sahipliğinde düzenlenen 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası’nda mücadele eden Filenin Sultanları, İstanbul’daki Sinan Erdem Spor Salonu’nda taraftarının desteğini de arkasına alarak turnuvaya çok güçlü bir başlangıç yaptı. Türkiye; A Grubu’nda Letonya, Slovenya, Macaristan, Almanya ve Polonya ile
İLK ADIM LETONYA KARŞISINDA: 3-0
Milliler, Avrupa Şampiyonası serüvenine 21 Ağustos’ta Letonya karşısında başladı. Ay-yıldızlı ekip rakibine fazla şans tanımadı ve karşılaşmayı 25-17, 25-16 ve 25-16’lık setlerle 3-0 kazanarak turnuvaya üç puanla giriş yaptı.
Bu sonuç aynı zamanda Filenin Sultanları’nın turnuvadaki iddiasını daha ilk karşılaşmadan ortaya koydu.
SLOVENYA KARŞISINDA GERİ DÖNÜŞ
Türkiye’nin ikinci rakibi Slovenya oldu. 23 Ağustos’ta oynanan mücadelede milliler ilk bölümde zorlanmasına rağmen oyunun ilerleyen kısmında kontrolü ele aldı ve karşılaşmadan 3-1 galip ayrıldı. Böylece Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda ikinci maçını da kazanarak 2’de 2 yaptı.
Filenin Sultanları’nın özellikle maç içinde gösterdiği reaksiyon ve oyun disiplinini yeniden kurabilmesi, turnuvanın ilerleyen aşamaları açısından önemli bir mesaj verdi.
MACARİSTAN’A SET YOK: 3-0
Ay-yıldızlıların üçüncü sınavında rakip Macaristan’dı. Türkiye, 24 Ağustos’taki karşılaşmayı 26-24, 25-21 ve 25-14’lük setlerle 3-0 kazanarak galibiyet serisini sürdürdü.
İlk sette yaşanan çekişmenin ardından oyundaki ağırlığını giderek artıran milliler, üçüncü sette rakibine yalnızca 14 sayı vererek mücadeleyi noktaladı.
Bu galibiyetle Filenin Sultanları, grupta 3’te 3 yaparak yoluna kayıpsız devam etti.
ALMANYA ENGELİ DE AŞILDI: SON 16 BİLETİ GELDİ
Türkiye’nin dördüncü rakibi ise Almanya oldu. 26 Ağustos’ta oynanan karşılaşmada milliler, rakibini 25-21, 25-27, 25-20 ve 25-19’luk setlerle 3-1 mağlup etti.
Almanya ikinci seti kazanarak karşılaşmaya ortak olmaya çalışsa da Filenin Sultanları üçüncü ve dördüncü setlerde kontrolü yeniden ele aldı.
Bu sonuçla Türkiye, Avrupa Şampiyonası’nda çıktığı dört karşılaşmanın tamamını kazanarak son 16 turuna yükselmeyi garantiledi.
4 MAÇ, 4 GALİBİYET
Filenin Sultanları’nın şu ana kadarki Avrupa Şampiyonası karnesi şöyle oluştu:
Türkiye 3-0 Letonya
Türkiye 3-1 Slovenya
Türkiye 3-0 Macaristan
Türkiye 3-1 Almanya
Ay-yıldızlı ekip böylece ilk dört maç sonunda rakiplerine yalnızca iki set verdi.
ŞİMDİ SIRADA POLONYA VAR
Türkiye’nin A Grubu’ndaki son karşılaşması 28 Ağustos Cuma günü saat 19.00’da Polonya karşısında oynanacak. Mücadele İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek ve TRT Spor’dan yayınlanacak.
Polonya karşılaşması, millilerin grup aşamasını nasıl tamamlayacağı ve eleme turuna hangi pozisyonda geçeceği açısından büyük önem taşıyor.
HEDEF YİNE AVRUPA’NIN ZİRVESİ
Filenin Sultanları turnuvaya yalnızca madalya hedefiyle değil, Avrupa şampiyonluğu unvanını koruma amacıyla çıktı. Türkiye, 2023 Avrupa Şampiyonası finalinde Sırbistan’ı mağlup ederek tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonu olmuştu.
Bu nedenle 2026 organizasyonu, ay-yıldızlılar açısından ayrı bir anlam taşıyor. Türkiye artık Avrupa voleybolunda başarı arayan bir takım olmanın ötesinde, rakiplerinin yenmek istediği son Avrupa şampiyonu konumunda.
İlk dört maçta alınan dört galibiyet ise Filenin Sultanları’nın yeni Avrupa yolculuğunda iddiasını bir kez daha ortaya koydu.
İSTANBUL’DA ŞAMPİYONLUK HAYALİ
Turnuvanın Türkiye açısından en önemli avantajlarından biri de kritik maçların İstanbul’da oynanacak olması. Sinan Erdem Spor Salonu; grup karşılaşmalarının yanı sıra son 16, çeyrek final, yarı final ve final aşamalarına da ev sahipliği yapacak.
Bu durum, Filenin Sultanları’nın şampiyonluğa kadar ilerlemesi halinde kupaya kendi taraftarı önünde uzanabilmesi anlamına geliyor.
Şimdi gözler 28 Ağustos’taki Polonya karşılaşmasına çevrildi.
Dört maçta dört galibiyet alan Filenin Sultanları’nın önünde yeni hedef belli: Avrupa’nın zirvesine bir kez daha çıkmak.
Haber: Dilek BAKAN
En Az 95 Kişi Hayatını Kaybetti, Yüzlerce Kişiden Haber Alınamıyor
Nepal, son yılların en ağır doğal afetlerinden biriyle karşı karşıya. Ülkenin Çin’e bağlı Tibet bölgesi sınırındaki Rasuwa ve çevre bölgelerinde meydana gelen ani sel felaketinde en az 95 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının devam etmesi nedeniyle can kaybının artmasından endişe ediliyor.
DEV SU KÜTLESİ YERLEŞİM YERLERİNİ VURDU
Felaket, Nepal-Çin sınırı yakınlarındaki Lhende Khola ve Bhotekoshi Nehri hattında meydana geldi. İlk değerlendirmelere göre bir buz/kar çığının nehri geçici olarak kapatması ve biriken suyun aniden boşalması, aşağı kesimlere doğru büyük bir sel dalgasının ilerlemesine yol açtı.
Reuters’ın aktardığı bilgilere göre bölgede meydana gelen depremin bir buzul çökmesini tetiklemiş olabileceği ihtimali de araştırılıyor. Uzmanlar felaketin kesin nedeninin yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacağını belirtiyor. Bölgede yoğun yağış görülmemesi, selin sıradan bir yağış taşkınından farklı olduğuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendiriyor.
EVLER, KÖPRÜLER VE YOLLAR SULARA KAPILDI
Sel suları özellikle Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinde büyük yıkıma neden oldu. Yerleşim alanları çamur ve enkaz altında kalırken, araçlar sürüklendi; yollar, köprüler, enerji tesisleri ve çok sayıda bina ağır hasar gördü.
İlk hasar tespitlerine göre 19 araç geçişine uygun köprü ile yaklaşık 40 kilometrelik karayolu sel sularına kapıldı. Dokuz hidroelektrik santralinin de zarar gördüğü bildirildi. Sınırdaki gümrük bölgesinde bekleyen yüzlerce araç ve kamyonun sürüklendiği belirtiliyor.
YÜZLERCE KİŞİ KAYIP
Afetin en endişe verici boyutlarından birini kayıp kişiler oluşturuyor. Nepal Başbakanlık Ofisi verilerine dayandırılan son haberlerde, yüzlerce kişinin hâlâ kayıp olduğu ve bunların önemli bir bölümünü yabancı ülke vatandaşlarının oluşturduğu bildirildi.
Kayıplar arasında Hindistan, ABD, İngiltere, Güney Kore, Malezya, Avustralya ve başka ülkelerin vatandaşlarının yanı sıra güvenlik görevlileri, hidroelektrik santrali çalışanları, turistler ve yerel halk bulunuyor.
ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Nepal ordusu ve polisi afet bölgesinde geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlattı. Ancak yolların ve köprülerin yıkılması, iletişim hatlarının zarar görmesi ve selin taşıdığı yoğun çamur tabakası ekiplerin bazı bölgelere ulaşmasını güçleştiriyor.
Helikopterlerle tahliye çalışmaları yürütülürken, bazı noktalarda sel sularının çekilmemesi nedeniyle hava araçlarının iniş yapamadığı bildiriliyor. Çin tarafında da yüzlerce arama kurtarma personeli görevlendirildi. Hindistan ve bazı ülkeler Nepal’e yardım teklifinde bulundu.
İKİNCİ SEL RİSKİNE KARŞI UYARI
Yetkililerin en önemli endişelerinden biri ise yeni bir sel dalgası ihtimali. Lhende Khola’nın yukarı kesimlerinde hâlâ bir tıkanıklık bulunduğuna ilişkin bilgiler nedeniyle nehir boyunca yaşayan vatandaşlardan dikkatli olmaları istendi.
Alçak bölgelerdeki bazı yerleşimlerin tahliyesine başlanırken, Himalayalar’dan doğarak Hindistan’a ulaşan nehirlerdeki yükselme nedeniyle Hindistan’ın Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde de sel uyarıları yapıldı.
HÜKÜMETTEN ÜCRETSİZ TEDAVİ VE ACİL YARDIM KARARI
Nepal hükümeti, yaralıların devlet hastanelerinde ve askeri sağlık kuruluşlarında ücretsiz tedavi edilmesi talimatını verdi. Hayatını kaybedenlerin ailelerine maddi destek sağlanması, zarar gören yol, elektrik ve haberleşme altyapısının mümkün olan en kısa sürede yeniden işler hale getirilmesi için de çalışma başlatıldı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise Nepal hükümetiyle koordineli olarak afet bölgesine ilaç, acil sağlık malzemeleri ve çok amaçlı çadırlar gönderildiğini açıkladı.
HİMALAYALAR’DA BUZUL TEHLİKESİ BÜYÜYOR
Uzmanlar, Himalaya bölgesindeki buzullar ve buzul göllerinin oluşturduğu tehlikeye uzun süredir dikkat çekiyor. Aynı bölgede 8 Temmuz 2025’te de buzul gölü taşmasıyla bağlantılı ani bir sel meydana gelmişti.
Bilim insanları, 26 Ağustos’taki felaketin kesin mekanizmasının belirlenmesi için uydu görüntüleri ve saha verilerinin incelenmesi gerektiğini vurguluyor. İlk bulgular ise buz çığı, nehir yatağının kapanması ve ardından biriken suyun aniden boşalması ihtimali üzerinde yoğunlaşıyor.
Nepal’de arama kurtarma çalışmaları devam ederken yetkililer, kayıp sayısının yüksek olması nedeniyle felaketin bilançosunun önümüzdeki saatlerde daha da ağırlaşabileceğinden endişe ediyor.
Haber: Dilek BAKAN
Görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında, Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında yargılandığı dosyada dikkat çeken bir karar çıktı. Mahkeme, Özer’in “özel belgede sahtecilik” suçlamasından beraatine karar verirken, “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan ise 8 ay 10 gün hapis cezasına hükmetti. Bu ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verildi.
MAHKEMEDEN BERAAT VE HAGB KARARI
24 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen karar duruşmasında Ahmet Özer açısından iki farklı sonuç ortaya çıktı. Özer, özel belgede sahtecilik suçlamasından beraat etti. Buna karşılık mahkeme, “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası verdi ancak hükmün açıklanmasını geri bıraktı.
Özer ve avukatları ise mahkûmiyet bölümüne itiraz edeceklerini açıkladı. Özer, dosyanın bütünü ve hukukçularının değerlendirmesi doğrultusunda bu suçlamadan da nihai olarak beraat etmeyi beklediğini belirtti.
“GÖREVE DÖNMEMİN ÖNÜNDE ENGEL YOK”
Kararın ardından kamuoyunun en fazla merak ettiği konu ise Ahmet Özer’in Esenyurt Belediye Başkanlığı görevine dönüp dönemeyeceği oldu.
Özer, HAGB kararının mevcut hukuki durum itibarıyla belediye başkanlığı görevine dönmesinin önünde engel oluşturmadığını savundu.
Özer, hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirterek en kısa zamanda görevinin başına dönerek Esenyurt’a hizmet etmeye devam etmek istediğini açıkladı. Avukatı Hüseyin Ersöz de söz konusu kararın Özer’in görevine dönmesine engel oluşturmadığı görüşünü dile getirdi.
ESENYURT’A KAYYUM ATANMIŞTI
Ahmet Özer, 30 Ekim 2024 tarihinde yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınarak daha sonra tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir olarak görevinden uzaklaştırılan Özer’in yerine İstanbul Vali Yardımcısı Can Aksoy, Esenyurt Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmişti.
Ancak Özer’in önünde yalnızca Aziz İhsan Aktaş dosyası bulunmuyor. “Kent Uzlaşısı” olarak anılan ayrı davada Özer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti. Bu karar kesinleşmiş değil ve Özer’in avukatları dosyayı istinafa taşıdı.
ŞİMDİ GÖZLER İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA
Son mahkeme kararıyla birlikte Esenyurt’ta siyasi ve hukuki tartışmanın yeniden “göreve dönüş” başlığına yoğunlaşması bekleniyor.
Ahmet Özer ve avukatları son kararın belediye başkanlığı görevine dönmesine hukuki engel oluşturmadığını savunurken, Özer hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirinin devam edip etmeyeceği ayrı bir idari süreç niteliği taşıyor.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte yalnızca mahkemelerde devam eden hukuki başvurular değil, İçişleri Bakanlığı’nın Ahmet Özer hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirine ilişkin atacağı adımlar da yakından takip edilecek.
Esenyurt’ta şimdi en kritik soru şu:
Ahmet Özer yeniden belediye başkanlığı koltuğuna dönecek mi?
Buradaki en önemli gazetecilik ayrımı, “Ahmet Özer beraat etti” başlığının tek başına yanıltıcı olabilmesi. Beraat, Aziz İhsan Aktaş dosyasındaki belirli suçlama bakımından verildi; ayrıca 8 ay 10 aylık HAGB kararı ve ayrı “Kent Uzlaşısı” dosyasındaki kesinleşmemiş 6 yıl 3 aylık ceza süreci bulunuyor.
Haber: Dilek BAKAN
İsrail ve çevresindeki güvenlik tablosu yeniden bölgesel gündemin ilk sırasına yerleşti. Gazze’de aylar önce varılan ateşkese rağmen can kayıplarına yol açan saldırılar sürerken, İsrail-Lübnan hattındaki gerilim ve İran ile ABD arasındaki kriz İsrail’in güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Batı Şeria’daki gelişmeler ve yaklaşan İsrail seçimleri de ülke içindeki siyasi tartışmaları büyütüyor.

GAZZE’DE ATEŞKES VAR, ŞİDDET SONA ERMEDİ
Gazze’de 2025 sonbaharında başlayan ateşkes süreci tamamen çökmüş değil ancak sahadaki tablo oldukça kırılgan. Son günlerde İsrail saldırılarında yeniden Filistinlilerin hayatını kaybettiğine ilişkin haberler gelirken, ateşkesin geleceği konusunda endişeler artıyor.
Gazze’deki insani koşullar da bölgenin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Yardım kuruluşları gıda, sağlık hizmetleri, barınma ve temel ihtiyaçlara erişim konusunda ciddi sıkıntıların sürdüğünü bildiriyor.
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların başında Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail askerlerinin Gazze’den çekilmesinin koşulları geliyor. Netanyahu yönetimi Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını güvenlik açısından temel şartlardan biri olarak öne çıkarıyor.
LÜBNAN CEPHESİ YENİDEN ISINDI
İsrail açısından şu anda en kritik cephelerden biri Lübnan sınırı.
Son günlerde İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları yeniden yoğunlaşırken, Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilimin daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmesinden endişe ediliyor. 17 Ağustos’ta güney Lübnan’daki İsrail saldırılarında 11 kişinin öldüğü bildirilmişti.
22 Ağustos tarihli haberlerde de İsrail’in güney Lübnan’daki operasyonlarının sürdüğü bildiriliyor.
Sorunun merkezinde Hizbullah’ın silahsızlandırılması bulunuyor. İsrail, Hizbullah’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasını isterken, İsrail askerlerinin Lübnan topraklarından çekilmesi konusu da yürütülen diplomatik temasların en önemli başlıklarından biri.
Dünya Bankası ise devam eden savaşın Lübnan ekonomisi üzerindeki etkisinin ağırlaştığını belirterek ülke ekonomisinin 2026’da yüzde 6,4 daralabileceğini öngördü.
İRAN KRİZİ BÖLGENİN EN BÜYÜK RİSKİ
İsrail açısından bir diğer kritik başlık İran.
2026 boyunca İran, İsrail ve ABD arasında yaşanan askeri gerilim Orta Doğu’daki dengeleri önemli ölçüde değiştirdi. Şimdi diplomasi ve ekonomik baskı yeniden ön plana çıkarken Washington ile Tahran arasındaki açıklamalar sertliğini koruyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan 22 Ağustos’taki açıklamalarında ülkesinin ABD ile yaşanan savaştan güçlü çıktığını savundu. Washington ise İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri üzerindeki baskısını sürdürüyor.
İran cephesinde yaşanacak yeni bir tırmanmanın İsrail’i yeniden doğrudan çatışmanın içine çekebileceği değerlendiriliyor.
BATI ŞERİA’DA YERLEŞİMCİ ŞİDDETİ TARTIŞMASI
İsrail-Filistin hattındaki bir başka önemli gündem ise Batı Şeria.
Son haftalarda İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları yeniden uluslararası kamuoyunun gündemine geldi. 13 Ağustos’ta Batı Şeria’da Filistinli ailelerin evlerinde mahsur bırakıldığı yönündeki haberlerin ardından ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de saldırılara sert tepki göstermişti.
Yerleşimlerin genişletilmesi ve bölgede yaşanan şiddet olayları, gelecekte kurulabilecek bir Filistin devletinin coğrafi bütünlüğüne ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıyor.
TÜRKİYE–İSRAİL HATTINDA YENİ GERİLİM
Gündemin Türkiye açısından en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Ankara’nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında uluslararası girişim başlatacağını açıklaması oldu.
Reuters’ın 21 Ağustos tarihli haberine göre Türkiye, Gazze’ye yardım götürmeye çalışan Global Sumud Filosu’na yönelik İsrail müdahalesiyle bağlantılı yürütülen soruşturma kapsamında Netanyahu hakkında Interpol kırmızı bülteni talep etmeye hazırlanıyor.
İsrail Başbakanlık Ofisi ise Türkiye’nin girişimine sert tepki gösterdi. Interpol’ün talebi değerlendirerek kırmızı bülten çıkarılıp çıkarılmayacağına karar vermesi bekleniyor.
İSRAİL’DE SEÇİM ATMOSFERİ
Bütün bu askeri gelişmeler İsrail iç siyasetini de doğrudan etkiliyor.
Netanyahu hükümeti Gazze, Lübnan ve İran politikaları nedeniyle hem destek hem de eleştirilerin odağında. İsrail kamuoyunda güvenlik, savaşların sonuçları ve ülkenin uluslararası konumu üzerindeki tartışmalar giderek seçim gündemiyle birleşiyor. Yaklaşan genel seçimlerin İsrail’in son yıllardaki en kritik siyasi mücadelelerinden biri olabileceği değerlendiriliyor.
ORTA DOĞU’DA KRİTİK DÖNEM
22 Ağustos 2026 itibarıyla İsrail açısından tek bir cepheden söz etmek artık mümkün görünmüyor.
Gazze’deki kırılgan ateşkesin geleceği, Hizbullah’ın silahsızlandırılması tartışmaları ve Lübnan’daki İsrail askeri varlığı, İran ile yaşanan bölgesel mücadele, Batı Şeria’daki yerleşimler ve Filistin meselesi aynı anda İsrail’in gündeminde bulunuyor.
Önümüzdeki dönemde özellikle Gazze ateşkesinin korunup korunamayacağı, İsrail-Lübnan görüşmelerinin sonucu ve İran-ABD geriliminin yeniden askeri çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği, yalnızca İsrail’in değil bütün Orta Doğu’nun geleceğini belirleyecek başlıklar olacak.
Haber: Dilek BAKAN