Esenyurt Belediyesi soruşturması kapsamında haklarında işlem yapılan 19 şüphelinin adli süreçleri tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belediyedeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve bu kapsamda müteahhitlerden rüşvet alındığı iddialarıyla yürütülen soruşturmada 9 şüpheli tutuklandı. Aralarında belediye yöneticileri, çalışanlar ve özel sektör temsilcilerinin bulunduğu 10 kişi hakkında ise farklı adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildi.
Soruşturmanın ilk aşamasında 19 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli yakalanmıştı. Daha sonra aranan 2 kişinin de gözaltına alınmasıyla dosyadaki şüphelilerin tamamına ulaşıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Esenyurt Belediyesi soruşturması kapsamında hâkimlik, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş, Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu, Harun Berber, Doğan Can Göksel, Cemalettin Çağlayan, Salih Yılmaz, Erhan Toprak, Ziya Köklü ve Emrah Koşunalp hakkında tutuklama kararı verdi.
Tutuklama kararı verilen kişilerin suçluluğu kesinleşmiş değil. Tutuklama, ceza soruşturmasında uygulanan bir koruma tedbiri niteliği taşıyor. Şüphelilerin cezai sorumlulukları ancak soruşturmanın tamamlanması, hazırlanması halinde iddianamenin kabul edilmesi ve yapılacak yargılamanın ardından kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla belirlenebilir.
Şehrin Haberi, soruşturmanın başladığı gün Esenyurt Belediyesi operasyonunda 17 kişinin gözaltına alınmasını ve toplam 19 şüpheli hakkında işlem başlatılmasını ayrıntılarıyla duyurmuştu. Operasyonun ardından tamamlanan savcılık ve hâkimlik işlemleriyle dosyadaki şüphelilerin mevcut hukuki statüleri netleşmiş oldu.
Tutuklanmayan 10 şüpheli hakkında ise farklı adli kontrol tedbirlerine hükmedildi. Eski Belediye Başkan Yardımcısı Ümit Ünal, Muhtarlık İşleri Müdürü Ziya Seymen, belediye çalışanı Adil Kesik ile Adnan Şenocak, Eyüp Mücahit Gülmez ve Kamil Karaduman hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü getirildi.
Anıl Alioğlu, Tuba Ulutak Şenyürek, Orhan Yıldırım ve Halil Yılmaz hakkında ise konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı. Kamuoyunda “ev hapsi” olarak bilinen bu tedbir de soruşturmanın devam ettiği anlamına geliyor.
Adli kontrol kararı verilen kişilerin serbest bırakılması, haklarındaki soruşturmanın kapatıldığı veya suçlamaların düştüğü anlamına gelmiyor. Savcılık dosyadaki delilleri toplamaya ve her şüphelinin olaylarla bağlantısını ayrı ayrı değerlendirmeye devam edecek.
Soruşturmanın temelini Esenyurt Belediyesinde gerçekleştirilen bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve bu süreçte bazı müteahhitlerden rüşvet alındığı yönündeki iddialar oluşturuyor.
Ancak şu aşamada kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir iddianame bulunmadığı için hangi şüphelinin hangi ihale veya hangi somut işlemle ilişkilendirildiğine dair kesin bir tablo mevcut değil. Bu nedenle soruşturmadaki genel suçlamaların bütün şüphelilere aynı biçimde yöneltildiği sonucuna varmak doğru olmayacak.
Soruşturma süreci İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda yürütülürken, ihale evrakları, mali hareketler, şirket bağlantıları, şüpheli ifadeleri ve varsa diğer teknik delillerin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Şehrin Haberi’nin ilk operasyon haberinde belediyenin bazı yüksek bedelli ihale kayıtları da incelenmişti. Bununla birlikte bir kamu ihalesinin yüksek bedelli olması veya belirli bir şirket tarafından alınması tek başına suç işlendiğini göstermez. Ceza sorumluluğu, somut deliller ve yargı süreci sonunda ortaya konulabilir.
Esenyurt Belediyesinin resmî organizasyon şemasında Yusuf Ulutaş belediye başkan yardımcısı olarak yer alıyor. Aynı resmî sayfada İbrahim Doğancıoğlu’nun Park ve Bahçeler Müdürü olduğu görülüyor.
Belediye yönetimindeki görev ve yetkiler, soruşturmanın idari boyutunun anlaşılması açısından önem taşısa da tek başına cezai sorumluluk doğurmuyor. Bir yöneticinin görev alanında bulunan bir müdürlük veya ihale dosyası nedeniyle otomatik olarak suçlu kabul edilmesi mümkün değil.
Hangi işlemin hangi kişiyle ve hangi delille ilişkilendirildiği, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılık tarafından ortaya konulacak.
Esenyurt Belediyesi, seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer’in 2024 yılında görevden uzaklaştırılmasının ardından farklı bir yönetim yapısıyla faaliyet gösteriyor. Şehrin Haberi daha önce Ahmet Özer hakkındaki beraat, HAGB ve göreve dönüş tartışmasını ayrıntılı biçimde incelemişti.
Son ihale ve rüşvet soruşturması ise Ahmet Özer hakkında yürütülen önceki dosyaların otomatik devamı olarak değerlendirilmemeli. Mevcut soruşturma, belediyede görev yapan bazı yöneticiler, personel ve özel sektör temsilcilerini kapsayan ayrı bir adli dosya niteliğinde.
Türkiye genelinde belediyelere yönelik son operasyonların kapsamı da Şehrin Haberi’nin CHP belediye operasyonları güncel bilançosunda belediye belediye ele alınmıştı. Bu dosyada da soruşturma yapılan belediye, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, tutuklanan kişi ve belediye yönetiminin değişmesi gibi kavramların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmişti.
Esenyurt Belediyesi soruşturmasında gözaltı, savcılık ve ilk hâkimlik aşamalarının tamamlanmasının ardından dosyadaki delil toplama süreci devam edecek. Savcılık, ihale evraklarını, mali kayıtları, şirket bağlantılarını, para hareketlerini ve şüpheli ifadelerini birlikte değerlendirecek.
Yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varılırsa bir veya birden fazla şüpheli hakkında iddianame düzenlenebilir. Bazı kişiler yönünden ise farklı usul kararları verilmesi mümkün.
Tutuklu 9 kişinin tutukluluk durumları da belirli aralıklarla yeniden incelenecek. Hâkimlik veya mahkeme, dosyadaki gelişmelere göre tutukluluğun devamına, tahliyeye veya adli kontrol tedbirlerine karar verebilir.
Esenyurt Belediyesi soruşturması bakımından şu aşamada kesinleşen adli tablo; 19 şüphelinin tamamının yakalanması, 9 kişinin tutuklanması ve 10 kişi hakkında adli kontrol uygulanmasıyla sınırlı. İhaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddialarının hangi kişiler bakımından hangi delillerle suçlamaya dönüşeceği, hazırlanması halinde iddianame ve daha sonraki yargılama aşamalarında netleşecek.
Masumiyet karinesi gereği, soruşturmada adı geçen hiç kimse hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmadan suçluluk ifade eden kesin bir dil kullanılmamalı.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026İSTANBUL
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026BÜYÜKÇEKMECE
15 Ekim 2026ASAYİŞ
15 Ekim 2026
1
Zeytinburnu’nda sanayide çıkan yangın havadan görüntülendi
2
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
3
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
4
Esenyurt’ta trafikte tartışma çıkaran şahsın ehliyeti geri alındı
5
Türkiye’nin faili meçhul cinayet tablosu: Resmî envanterde 638 dosya, 693 maktul