Türkiye’de parlamenter sistem tartışması, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde revizyon yapılabileceğine ilişkin kulislerin yeniden gündeme gelmesiyle hareketlendi. İktidar cephesinde yeni bir hükümet sistemine geçişin gündemde olmadığı belirtilirken, mevcut yapıda Meclis denetiminin artırılması, bakanların milletvekilleri arasından atanabilmesi, yetki devrinin genişletilmesi ve müsteşarlık modelinin yeniden değerlendirilmesi gibi seçeneklerin konuşulduğu öne sürülüyor. Muhalefet partileri ise daha güçlü bir Meclis, kuvvetler ayrılığı ve parlamenter demokrasi taleplerini sürdürüyor.
Parlamenter sistem yeniden siyasetin gündeminde
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 9 Temmuz 2018’de tüm kurumlarıyla yürürlüğe girdi. Bu değişikliğin hukuki zemini, 16 Nisan 2017’de yapılan anayasa değişikliği halkoylamasıyla oluşturuldu. Yüksek Seçim Kurulu’nun kesin sonuçlarına göre referandumda geçerli oyların yüzde 51,41’i “evet”, yüzde 48,59’u “hayır” yönünde kullanıldı.
Yeni modelle başbakanlık kaldırıldı, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında toplandı ve bakanların göreve gelme yöntemi değişti. Cumhurbaşkanı ile TBMM seçimlerinin aynı gün yapılması da sistemin temel unsurlarından biri haline geldi. Aradan geçen sekiz yılı aşkın sürede sistemin işleyişi hem iktidar hem de muhalefet tarafından farklı açılardan değerlendirildi.
İktidar cephesinde revizyon tartışması
Son günlerde Ankara kulislerinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin işleyişine yönelik bazı değişikliklerin değerlendirildiği iddia ediliyor. Gündeme gelen başlıklar arasında bakanların milletvekilleri arasından atanabilmesi, Meclis’in yürütme üzerindeki denetim imkanlarının artırılması, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bazı yetkilerin devredilmesi ve müsteşarlık benzeri yapıların yeniden oluşturulması bulunuyor.
Ancak bu tartışmaların eski yönetim modeline dönüş anlamına gelmediği özellikle belirtiliyor. AK Parti cephesinden geçmişte yapılan açıklamalarda mevcut sistemin siyasi istikrar sağladığı, koalisyon dönemlerindeki hükümet krizlerini ortadan kaldırdığı ve hızlı karar alma kapasitesini artırdığı savunuldu. Haziran ayında TBMM’de yapılan görüşmelerde de AK Parti adına konuşan milletvekilleri muhalefetin yönetim sistemi değişikliği önerilerine karşı çıktı.
Neden yeniden tartışılıyor?
Yönetim sistemi tartışmasının yeniden güçlenmesinde Meclis’in yürütme üzerindeki denetim kapasitesi, bakanların milletvekilleriyle ilişkisi ve karar alma mekanizmalarının merkezileşmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Muhalefet, mevcut yapıda yasama ile yürütme arasındaki dengeyi yetersiz bulurken iktidar kanadı sistem değişikliğinden ziyade işleyişi daha verimli hale getirecek düzenlemelerin değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Kulislerde konuşulan seçeneklerin henüz kamuoyuna sunulmuş resmî bir taslağa dönüşmediği de önem taşıyor. Bu nedenle bakanların Meclis içinden atanacağı veya müsteşarlıkların kesin olarak geri geleceği yönündeki ifadeler şu aşamada kesinleşmiş karar değil, tartışılan seçenekler olarak değerlendirilmeli.
Muhalefet güçlü Meclis istiyor
Muhalefetin önemli bir bölümünde ise parlamenter sistem talebi devam ediyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yönetim sistemi önerilerini “güçlü Parlamento”, kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü kavramları üzerinden tarif ediyor. CHP’nin programında da parlamenter demokrasiye geçiş, Meclis’in güçlendirilmesi ve yürütmenin daha etkin denetlenmesi hedefleri yer alıyor.
TBMM’de farklı muhalefet partilerinden milletvekilleri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yetki yoğunlaşmasına yol açtığını savunarak güçlendirilmiş parlamenter modele geçilmesi çağrısında bulunuyor. Buna karşılık iktidar ve Cumhur İttifakı temsilcileri, parlamenter dönemlerde yaşanan koalisyon krizlerini ve kısa ömürlü hükümetleri mevcut sistemin korunması yönündeki temel gerekçeler arasında gösteriyor.
Değişiklik için anayasa gerekiyor
Türkiye’nin yeniden parlamenter sisteme geçebilmesi yalnızca siyasi bir kararla mümkün değil. Mevcut hükümet sistemi Anayasa’nın yürütme, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM ile ilgili çok sayıda maddesine dayanıyor. Bu nedenle sistem değişikliği kapsamlı bir anayasa değişikliğini gerektiriyor.
TBMM’nin 600 üyeli mevcut yapısında anayasa değişiklikleri için en az beşte üç çoğunluk, yani 360 milletvekilinin desteği gerekiyor. Üçte iki çoğunluk ise 400 milletvekiline karşılık geliyor. Değişiklik teklifinin aldığı oy sayısına göre halkoylaması süreci de gündeme gelebiliyor. Dolayısıyla parlamenter sistem tartışmasının somut bir siyasi projeye dönüşebilmesi için Meclis’te geniş bir uzlaşma gerekiyor.
Tartışmanın merkezinde Meclis’in gücü var
Bugünkü tartışmada yalnızca hangi yönetim modelinin uygulanacağı sorusu bulunmuyor. Meclis’in bütçe, denetim ve yasama yetkilerinin ne ölçüde güçlü olduğu, bakanların Parlamento ile ilişkisi, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin sınırları ve yürütme içindeki yetki dağılımı da temel başlıklar arasında yer alıyor.
İktidar cephesinden henüz kamuoyuna sunulmuş resmî bir sistem revizyon paketi bulunmuyor. Muhalefetin parlamenter demokrasi çağrısı ise siyasi programlarda yer almaya devam ediyor. Yeni anayasa çalışmalarının ilerlemesi halinde, yönetim sistemine ilişkin tartışmaların da Meclis gündeminde daha görünür hale gelmesi bekleniyor. Herhangi bir somut değişikliğin yönü ise ancak hazırlanacak resmî metin ve TBMM’deki anayasa görüşmeleriyle kesinlik kazanacak.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR
ASAYİŞ
30 Ağustos 2026ASAYİŞ
30 Ağustos 2026BÜYÜKÇEKMECE
30 Ağustos 2026İSTANBUL
30 Ağustos 2026GÜNDEM
30 Ağustos 2026BÜYÜKÇEKMECE
30 Ağustos 2026ASAYİŞ
30 Ağustos 2026
1
ARABESK MÜZİĞİN ACI KAYBI: CANSEVER HAYATINI KAYBETTİ
2
ALİHAN KURİŞ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: 30 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
3
YALOVA’DA KADIN CİNAYETİ: 8 AYLIK HAMİLE SULTAN PELİT DEMİR ÖLDÜRÜLDÜ, BEBEĞİ KURTARILDI
4
BIÇAKLI SALDIRIDA YARALANAN YENİ PARTİ MİLLETVEKİLİ MELİH MERİÇ ENTÜBE EDİLDİ
5
Ramazan’ın Bereketi Aynı Sofrada Buluştu.İyi Parti Büyükçekmece Yönetim Kurulu İftar Yemeği Buluşması