DOLAR 48,22030,18%
EURO 55,8755-0,49%
ALTIN 6.908,74-3,01
BITCOIN 37654900.36151%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
İBB’DE BAŞKANLIK KULİSİ: 157–138 DENGESİ, YENİ PARTİ HAMLESİ VE 10 OY HESABI
  • Şehrin Haberi
  • Gündem
  • İBB’DE BAŞKANLIK KULİSİ: 157–138 DENGESİ, YENİ PARTİ HAMLESİ VE 10 OY HESABI

İBB’DE BAŞKANLIK KULİSİ: 157–138 DENGESİ, YENİ PARTİ HAMLESİ VE 10 OY HESABI

ABONE OL
İBB’DE BAŞKANLIK KULİSİ: 157–138 DENGESİ, YENİ PARTİ HAMLESİ VE 10 OY HESABI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde önümüzdeki haftalarda siyasi dengeleri kökten değiştirebilecek bir süreç yaşanabileceği yönündeki kulis bilgileri Ankara ve İstanbul siyasetinin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Kulislerde Ekrem İMAMOĞLU hakkındaki yargı süreçlerinin belediye başkanlığı sıfatını sona erdirecek bir noktaya ulaşması halinde İBB Meclisi’nin yeni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını seçmek üzere toplanabileceği konuşuluyor.
Siyasi kulislerde özellikle 17 Eylül tarihi telaffuz edilse de 21 Ağustos 2026 itibarıyla İstanbul Valiliği veya İBB tarafından bu tarihte belediye başkanlığı seçimi yapılacağına ilişkin açıklanmış resmî bir karar bulunmuyor. Bu nedenle 17 Eylül tarihi kesinleşmiş seçim tarihi olarak değil, kulislerde dile getirilen olası senaryolardan biri olarak değerlendirilmek zorunda.
Ancak olası bir başkanlık seçiminin bugün geçmiş yıllardan çok daha farklı bir siyasi aritmetik içerisinde yapılacağı görülüyor. Çünkü İBB Meclisi’nde 2024 seçimleri sonrasında oluşan büyük fark; tutuklamalar, görevden uzaklaştırmalar, belediye başkanlığı değişiklikleri ve parti transferlerinin ardından önemli ölçüde daralmış durumda.

İMAMOĞLU’NA CEZA VERİLMESİ TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?

İBB’de yeni belediye başkanı seçilebilmesinin önündeki ilk ve en önemli mesele hukuki süreç.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 44’üncü maddesine göre belediye başkanlığı ölüm veya istifa halinde kendiliğinden sona eriyor. Başkanın seçilme yeterliliğini kaybetmesi gibi diğer durumlarda ise İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararı gerekiyor. Bu nedenle herhangi bir mahkemeden çıkacak mahkûmiyet kararının tek başına aynı gün “İBB Başkanlığı düştü” sonucunu doğurduğunu söylemek doğru değil.
İmamoğlu hakkındaki kararın niteliği, kesinleşip kesinleşmediği, seçilme yeterliliği üzerindeki etkisi ve ardından 5393 sayılı Kanun kapsamında işletilecek süreç belirleyici olacak.
Başkanlık makamı hukuken boşalırsa bu kez aynı Kanun’un 45’inci maddesi devreye giriyor.

BAŞKANLIK BOŞALIRSA İSTANBULLULAR YENİDEN SANDIĞA GİTMEYECEK

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesine göre belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması halinde vali belediye meclisinin on gün içerisinde toplanmasını sağlıyor.
Meclis kendi üyeleri arasından gizli oyla yeni belediye başkanını seçiyor.
Yani böyle bir senaryoda 16 milyon İstanbullunun yeniden oy kullanacağı ayrı bir yerel seçim yapılması değil, İBB Meclisi içerisinden bir belediye başkanının seçilmesi gündeme geliyor.

SEÇİM DÖRT TURA KADAR GİDEBİLİR

Kanundaki seçim sistemi İBB’deki mevcut siyasi aritmetiği daha da önemli hale getiriyor.
İlk iki turda meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu gerekiyor.
Üçüncü turda üye tam sayısının salt çoğunluğu aranıyor.
Üçüncü turdan da sonuç çıkmazsa en fazla oy alan iki aday dördüncü tura kalıyor.
Dördüncü turda ise artık üçte iki veya salt çoğunluk şartı aranmıyor. İki adaydan daha fazla oy alan isim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçiliyor.
Oyların eşit olması durumunda ise Kanun doğrudan kura çekilmesini öngörüyor.
İBB’de bütün siyasi hesapların dördüncü tur üzerinde yoğunlaşmasının nedeni tam olarak bu.

İBB MECLİSİ’NDE SON HESAP: 157’YE 138

Ağustos ayının ilk günlerinde kamuoyuna yansıyan son kapsamlı hesaplamaya göre İBB Meclisi’nde CHP ağırlıklı blok 157, Cumhur İttifakı ise 138 üyeyle temsil ediliyor.
19 Mart sürecinin ardından bu denge CHP tarafında 186, Cumhur İttifakı tarafında 130 seviyesindeydi. Sonraki gelişmeler farkın ciddi şekilde kapanmasına neden oldu.
Burada önemli bir ayrıntının altını çizmek gerekiyor: 157 rakamını doğrudan “157 CHP’li” olarak değerlendirmek doğru değil. Kamuoyuna yansıyan hesaplarda bu blok içerisinde CHP listesinden seçilmiş 17 DEM Parti kökenli meclis üyesinin de bulunduğu belirtiliyor. Ayrıca bağımsız isimlerin de muhalefet bloğu hesaplamalarına dahil edildiği değerlendirmeler bulunuyor.
Dolayısıyla olası başkanlık seçiminde yalnızca parti amblemleri değil, bu üyelerin sandıktaki gerçek tercihi belirleyici olacak.

AK PARTİ–MHP–BBP BLOKU BİRLİKTE HAREKET EDERSE

Cumhur İttifakı açısından en güçlü senaryo AK Parti, MHP ve BBP üyelerinin aynı aday üzerinde eksiksiz biçimde birleşmesi.
İBB’nin resmî internet sitesindeki mevcut parti grup yapılanmasında AK Parti, CHP, MHP ve BBP ayrı grup yönetimleriyle gösteriliyor. YENİ Parti adına ise şu an kamuya açık İBB grup yönetimi bulunmuyor.
Kamuoyuna yansıyan son 138 kişilik Cumhur İttifakı hesabının aynı aday üzerinde birleşmesi halinde Cumhur İttifakı seçime 138 taban oyla başlayabilir.
Muhalefet bloğundaki 157 üyenin de aynı aday etrafında birleşmesi durumunda başlangıç matematiği:
Muhalefet bloğu: 157
Cumhur İttifakı: 138
Fark: 19 oy
Bu durumda dördüncü turda bloklar eksiksiz hareket ederse muhalefet adayı avantajlı.
Ancak seçim gizli oyla yapıldığı için 19 kişilik fark ilk bakışta göründüğü kadar güvenli değil.

10 ÜYE TARAF DEĞİŞTİRİRSE İBB EL DEĞİŞTİREBİLİR

Matematiğin en kritik noktası tam burada ortaya çıkıyor.
157 kişilik blok içerisinden 10 üyenin Cumhur İttifakı adayına oy vermesi halinde yalnızca muhalefetten 10 oy eksilmiyor, aynı 10 oy karşı tarafa ekleniyor.
Hesap şöyle değişiyor:
Muhalefet: 157 – 10 = 147
Cumhur İttifakı: 138 + 10 = 148
Sonuç:
Cumhur İttifakı 148 – Muhalefet 147
Yani yalnızca 10 oyun doğrudan taraf değiştirmesi, 19 oy fark bulunan mecliste çoğunluğu tersine çevirebiliyor.
Kamuoyuna yansıyan “AK Parti’nin İBB için 10 üyeye ihtiyacı var” değerlendirmesinin matematiksel temeli de buradan geliyor.
Dokuz üyenin taraf değiştirmesi halinde ise tablo:
Muhalefet 148 – Cumhur İttifakı 147
oluyor.
Başka bir ifadeyle dokuz transfer yetmiyor, onuncu oy dengeyi tersine çeviriyor.

ÜYELER AK PARTİ’YE GEÇMEDEN DE SONUÇ DEĞİŞEBİLİR

Ancak Cumhur İttifakı’nın İBB Başkanlığını kazanması için meclis üyelerinin resmen AK Parti veya MHP’ye geçmesi şart değil.
Çünkü belediye başkanı seçimi gizli oyla yapılıyor.
Bir meclis üyesi CHP, YENİ Parti, bağımsız veya başka bir siyasi yapıda kalmasına rağmen gizli seçimde Cumhur İttifakı adayına oy verebilir.
Bu durumda kamuoyunun önündeki parti dağılımı değişmeden sandık sonucu değişebilir.
İBB açısından asıl siyasi belirsizlik de burada başlıyor.

19 MUHALEFET ÜYESİ OY KULLANMAZSA KURA İHTİMALİ

Dördüncü tur açısından daha da çarpıcı başka bir matematik bulunuyor.
Cumhur İttifakı’nın 138 üyesinin tamamının kendi adayına oy verdiğini, muhalefet bloğundan ise kimsenin Cumhur İttifakı’na geçmediğini ancak bazı üyelerin oy kullanmadığını varsayalım.
Muhalefet bloğundan 19 kişinin oy kullanmaması halinde:
Muhalefet: 138
Cumhur İttifakı: 138
sonucu ortaya çıkabilir.
5393 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine göre dördüncü turdaki oy eşitliğinde kura çekiliyor.
Yani teorik olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kimin olacağı kura sonucuna dahi kalabilir.
Muhalefetten 20 üyenin oy kullanmaması halinde ise:
Cumhur İttifakı: 138
Muhalefet: 137
olur ve Cumhur İttifakı adayı bir oy farkla seçilebilir.
Bu hesap, üyelerin resmen parti değiştirmesinin tek yol olmadığını ortaya koyuyor.

17 DEM KÖKENLİ ÜYENİN OYU KRİTİK

İBB’deki 157 kişilik CHP ağırlıklı bloğun içerisinde CHP listelerinden seçilmiş 17 DEM Parti kökenli üyenin bulunduğu bildiriliyor.
Bu 17 üyenin tamamının ortak muhalefet adayını desteklemesi halinde 157 kişilik blok korunabilir.
Ancak 17 üyenin tamamının dördüncü turda çekimser kalması veya oy kullanmaması halinde tablo teorik olarak:
Muhalefet: 140
Cumhur İttifakı: 138
seviyesine iner.
Bu durumda muhalefetin avantajı 19 oydan yalnızca 2 oya kadar geriler.
Bu senaryoya iki muhalefet oyunun daha kaybı eklenirse 138–138 eşitlik; üç oyun daha kaybı halinde ise Cumhur İttifakı lehine 138–137 sonucu ortaya çıkabilir.
Bu tamamen matematiksel bir senaryodur; söz konusu üyelerin böyle hareket edeceğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Ancak olası gizli seçimde neden bütün siyasi grupların tek tek üyeler üzerinden hesap yaptığı sorusunun cevabını ortaya koyuyor.

YENİ PARTİ NEDEN İBB MECLİS ÜYELERİNİ HEMEN GEÇİRMİYOR?

İBB denklemindeki en dikkat çekici başlıklardan biri de Özgür ÖZEL liderliğinde kurulan YENİ Parti.
Yeni Parti’nin kuruluşundan sonra Türkiye genelinde çok sayıda belediye başkanı ve belediye meclis üyesi CHP’den ayrılarak yeni oluşuma geçti. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde benzer çapta toplu geçiş yapılmadı.
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel EMRE, 3 Ağustos’ta İBB aritmetiğine ilişkin yaptığı açıklamada İstanbul için özel bir “süreç yönetimi” yürüttüklerini söyledi.
EMRE, İBB’de çoğunluğun korunması gerektiğini belirterek katılımların ve meclis dengelerinin bütün olarak yönetildiğini ifade etti.
Özgür ÖZEL de YENİ Parti kurulurken belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerinin hemen geçiş yapması için baskı yapılmamasını istemiş, sürecin riskleri analiz edilmiş bir takvim çerçevesinde yürütüleceğini açıklamıştı.
Bu açıklamalar İBB’deki geçişlerin diğer belediyelere göre neden daha kontrollü yürütüldüğünü açıklayan önemli bir veri oluşturuyor.

CHP’DEN YENİ PARTİ’YE GEÇMEK AK PARTİ’YE OY KAZANDIRIR MI?

Hayır.
Bu konuda siyasi tartışmalarda önemli bir kavram karışıklığı bulunuyor.
Örneğin CHP’de bulunan 30 İBB Meclis üyesinin YENİ Parti’ye geçtiğini düşünelim.
Bu 30 kişi olası başkanlık seçiminde CHP ile YENİ Parti’nin ortak adayına oy vermeye devam ederse muhalefet bloğunun toplam gücü değişmez.
Yani:
CHP + YENİ Parti + birlikte hareket eden diğer muhalefet üyeleri = yine 157
olabilir.
Dolayısıyla CHP’den YENİ Parti’ye geçiş tek başına Cumhur İttifakı’nın çoğunluk kazanması anlamına gelmiyor.
Asıl belirleyici mesele bu üyelerin hangi adaya oy vereceği.

CHP VE YENİ PARTİ AYRI ADAY ÇIKARIRSA NE OLUR?

Muhalefet açısından en riskli senaryolardan biri ise CHP ile YENİ Parti’nin aynı aday üzerinde anlaşamaması olabilir.
İlk ve ikinci turdaki üçte iki çoğunluk nedeniyle mevcut tabloda tek bir grubun seçimi ilk iki turda sonuçlandırması oldukça zor.
Üçüncü turda salt çoğunluk gerekiyor.
CHP, YENİ Parti ve diğer muhalefet unsurları ayrı adaylarla yarışırsa oylar bölünebilir ve üçüncü turdan sonuç çıkmayabilir.
Bu durumda üçüncü turda en fazla oy alan iki aday dördüncü tura kalacak.
Dördüncü turda YENİ Parti ve CHP yeniden tek aday etrafında birleşirse matematik yeniden muhalefet lehine dönebilir.
Ancak iki siyasi yapı arasında ciddi bir ayrışma yaşanır ve oyların bir bölümü ortak adaya dönmezse Cumhur İttifakı 138 kişilik disiplinli blokla önemli avantaj elde edebilir.
Bu nedenle YENİ Parti’nin İBB Meclisi’nde izleyeceği politikanın yalnızca parti transferi meselesi olmadığı; olası başkanlık seçiminde ortak aday ve ortak oy disiplini meselesi olduğu görülüyor.

EN GÜÇLÜ DÖRT SENARYO

SENARYO 1 – MUHALEFET BLOKU BOZULMAZ
CHP, YENİ Parti çizgisindeki üyeler, DEM kökenli üyeler ve birlikte hareket eden bağımsızların tamamı ortak adayda birleşirse:
157 – 138
Muhalefet adayı dördüncü turda avantajlı olur.
SENARYO 2 – 10 OY CUMHUR İTTİFAKI’NA GEÇER
Muhalefetten 10 üye Cumhur İttifakı adayına yönelirse:
147 – 148
Cumhur İttifakı adayı kazanabilir.
SENARYO 3 – 19 MUHALEFET OYU KULLANILMAZ
Cumhur İttifakı 138 oyunu korurken muhalefetten 19 oy sandığa yansımazsa:
138 – 138
Dördüncü turda sonuç kura ile belirlenebilir.
SENARYO 4 – 20 MUHALEFET OYU KULLANILMAZ
Muhalefet bloğunda 20 oy kaybı yaşanırken Cumhur İttifakı eksiksiz hareket ederse:
137 – 138
Cumhur İttifakı adayı tek oy farkla İBB Başkanı seçilebilir.
Bu hesapların tamamı mevcut 157–138 siyasi blok tahmini üzerinden hazırlanmıştır. Seçim yapılması halinde esas alınması gereken gerçek rakam, o tarihte üyeliği hukuken devam eden ve toplantıya katılan meclis üyelerinin durumuna göre yeniden hesaplanmak zorunda.

MHP’NİN KONUMU DA BELİRLEYİCİ

Olası seçimde yalnızca AK Parti’nin değil MHP’nin tutumu da belirleyici olacak.
Cumhur İttifakı’nın kamuoyuna yansıyan 138 kişilik toplamının tek aday etrafında birleşmesi, AK Parti’nin belediye başkanlığı seçimine güçlü bir blokla girmesini sağlayabilir.
MHP’nin farklı bir aday çıkarması veya Cumhur İttifakı içerisinde aday konusunda görüş ayrılığı yaşanması ise özellikle ilk üç turdaki hesabı değiştirebilir.
Ancak siyasi ittifak devam eder ve AK Parti–MHP–BBP tek aday üzerinde uzlaşırsa mevcut tabloda Cumhur İttifakı’nın 138 kişilik tabanını koruması beklenebilecek temel senaryo olarak öne çıkıyor.

YENİ PARTİ İBB’DE ŞİMDİLİK AYRI GRUP OLARAK GÖRÜNMÜYOR

İBB’nin kamuya açık resmî parti grup sayfasında 21 Ağustos itibarıyla CHP, AK Parti, MHP ve BBP grup yönetimleri yer alıyor. YENİ Parti adına oluşturulmuş ayrı bir İBB grup yönetimi sayfası bulunmuyor.
Bu durum YENİ Parti’nin İstanbul’daki siyasi etkisinin bulunmadığı anlamına gelmiyor.
Aksine YENİ Parti yönetiminin açıklamaları, İBB’deki meclis aritmetiğinin korunmasının doğrudan parti yönetiminin gündeminde bulunduğunu ortaya koyuyor.
Dolayısıyla bugün CHP sıralarında görünen her meclis üyesinin siyasi olarak eski CHP yönetimiyle hareket edeceğini veya YENİ Parti çizgisinde bulunan her ismin hemen parti değiştireceğini varsaymak doğru olmaz.

GİZLİ OY BÜTÜN HESAPLARI BOZABİLİR

İBB başkanlık seçiminin en kritik özelliği gizli oyla yapılacak olması.
Partiler seçim öncesinde grup kararı alabilir, adaylarını belirleyebilir ve üyelerine siyasi çağrı yapabilir.
Ancak sandığa hangi oyun atıldığı kamuoyu tarafından doğrudan görülemeyecek.
Bu nedenle İBB seçiminde yalnızca partilerin kaç meclis üyesine sahip olduğu değil, kaç üyenin gerçekten parti adayına oy vereceği belirleyici olacak.
157–138’lik 19 oy farkın yalnızca 10 doğrudan oy değişimiyle tersine dönebiliyor olması İstanbul siyasetindeki bütün kulislerin neden meclis üyeleri üzerinde yoğunlaştığını da açıklıyor.

KULİSLERDE AK PARTİ ADAYI HESABI

Siyasi kulislerde olası seçim gerçekleşirse AK Parti’nin gösterebileceği aday konusunda çeşitli isimler konuşuluyor. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet YILDIRIM’ın adı da bu kapsamda gündeme getiriliyor.
Ancak 21 Ağustos 2026 itibarıyla AK Parti tarafından İBB Başkanlığı için resmen açıklanmış bir aday bulunmuyor.
Bu nedenle aday isimlerine ilişkin bilgiler şimdilik siyasi kulis niteliğini koruyor.

İBB’Yİ KAZANMANIN ANAHTARI DÖRDÜNCÜ TUR OLABİLİR

Mevcut siyasi aritmetik bir bütün olarak değerlendirildiğinde olası İBB Başkanlığı seçiminin ilk iki turda sonuçlanması oldukça zor bir ihtimal olarak görülüyor.
Üçüncü turda salt çoğunluğun sağlanamaması halinde ise bütün hesap dördüncü tura taşınacak.
Dördüncü turda sadece iki aday kalacak ve en fazla oyu alan isim İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak.
Bu aşamada 157–138 şeklindeki bugünkü siyasi blok hesabı başlangıçta muhalefeti avantajlı gösteriyor.
Ancak:
10 oyun doğrudan taraf değiştirmesi,
19 oyun kullanılmaması halinde eşitlik oluşması,
20 muhalefet oyunun sandığa yansımaması,
DEM kökenli üyelerin tutumu,
CHP ile YENİ Parti arasında ortak aday kurulup kurulamaması,
bağımsız üyelerin tercihi
ve AK Parti–MHP–BBP blokunun sandık disiplinini koruyup koruyamayacağı seçimin sonucunu tamamen değiştirebilir.

SONUÇ: İBB İÇİN ARTIK SADECE HUKUK DEĞİL, MECLİS MATEMATİĞİ DE TAKİP EDİLİYOR

İBB’nin önünde bugün itibarıyla kesinleşmiş bir başkanlık seçimi bulunmuyor.
Öncelikle Ekrem İMAMOĞLU’nun belediye başkanlığı sıfatının 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca hukuken sona ermesini gerektirecek şartların oluşması gerekiyor.
Bu gerçekleşmeden İBB Meclisi’nin yeni belediye başkanı seçmesi söz konusu değil.
Ancak bu hukuki eşik aşılırsa İstanbul siyasetinin merkezi mahkeme salonlarından bir anda Saraçhane’ye taşınacak.
Ve o gün asıl mücadele milyonlarca seçmenin katılacağı sandıklarda değil, birkaç yüz İBB Meclis üyesinin kullanacağı gizli oyların içerisinde yaşanacak.
Bugünkü 157–138 hesabına göre muhalefet hâlâ matematiksel olarak önde.
Fakat fark artık 2024 seçimleri sonrasındaki kadar büyük değil.
Sadece 10 kritik oyun yön değiştirmesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimini değiştirebilecek bir aritmetik oluşturuyor.
Bu nedenle siyasi kulislerde İBB için yürütüldüğü öne sürülen hesapların merkezinde artık yalnızca Ekrem İMAMOĞLU hakkındaki yargı kararları değil; CHP, YENİ Parti, AK Parti, MHP, BBP, DEM kökenli üyeler ve bağımsızlardan oluşan son derece hassas bir meclis matematiği bulunuyor.
Haber: Muhammet BAYRAKTAR

Yayın Tarihi: 22.08.2026 - 13:47
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP