DOLAR 48,22030,18%
EURO 55,8755-0,49%
ALTIN 6.908,74-3,01
BITCOIN 37746681.00262%
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
  • -
BÜYÜKÇEKMECE’DE TARIM MASADA DEĞİL, TARLADA YÖNETİLMELİ

BÜYÜKÇEKMECE’DE TARIM MASADA DEĞİL, TARLADA YÖNETİLMELİ

ABONE OL
BÜYÜKÇEKMECE’DE TARIM MASADA DEĞİL, TARLADA YÖNETİLMELİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BÜYÜKÇEKMECE’DE TARIM MASADA DEĞİL, TARLADA YÖNETİLMELİ

Büyükçekmece, İstanbul’un hızla kentleşen ilçelerinden biri olmasına rağmen tarımsal üretim kültürünü tamamen kaybetmiş değil. İlçede tarımın geleceği açısından belediye, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticiler ve kooperatifler arasında kurulacak güçlü iş birliği artık bir tercih değil, ihtiyaç haline geliyor. Doğru model ise belediyenin çiftçinin yerine üretim yapması değil; üreticinin toprağında kalmasını, üretmesini ve ürününü değerinde satmasını sağlayacak sistemi kurmak olmalı.

Büyükçekmece Belediyesi bünyesinde bugün doğrudan Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü bulunuyor. Müdürlüğün resmî görevleri arasında tarım alanları ve su kaynaklarının korunmasına destek verilmesi, belediyeye ait ekilebilir alanlarda örnek tarımsal projeler yürütülmesi, küçük aile işletmelerine teknik destek sağlanması ve üretici kooperatifleri ile birliklerinin desteklenmesi de yer alıyor.

İlçede ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Büyükçekmece İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü faaliyet gösteriyor. Bu yapı içerisinde belediye ile İlçe Tarım Müdürlüğünün birbirinin görev alanına girmesi yerine aynı üretici için birbirini tamamlayan iki kurum olarak çalışması Büyükçekmece tarımının geleceği açısından en doğru model olacaktır.

ÖNCE BÜYÜKÇEKMECE’NİN TARIM ENVANTERİ ÇIKARILMALI

İlk yapılması gereken çalışma ilçenin ayrıntılı bir Tarım Envanteri olmalı.

Hangi mahallede kaç dönüm işlenen arazi var? Kaç arazi boş durumda? Hangi ürün nerede yetiştiriliyor? Kaç aktif çiftçi ve hayvancılık işletmesi bulunuyor? Sulama imkânları neler? Toprak yapısı hangi ürünlere uygun?

Bu soruların tamamının parsel ve üretici bazında güncel bir veri tabanında toplanması gerekiyor.

Böylelikle tarım politikası “bu yıl ne ekelim?” anlayışından çıkarılıp en az 5 yıllık bir üretim planına dönüştürülebilir.

BELEDİYE ÇİFTÇİYE RAKİP DEĞİL, DESTEK OLMALI

Yerel yönetimlerin tarımdaki temel görevi çiftçinin yerine geçerek ticari üretici olmak değil, çiftçinin üretim maliyetini düşürmek ve ürününü pazara ulaştırmasını kolaylaştırmak olmalı.

Belediye bu kapsamda tohum ve fide desteği, toprak analizi, tarımsal sulama altyapısı, küçük üreticiye makine-ekipman desteği, soğuk hava deposu, ürün toplama merkezi ve ortak paketleme tesisleri gibi alanlara ağırlık verebilir.

Büyükçekmece Belediyesi’nin mevcut görev tanımlarında da üretici örgütlerinin desteklenmesi, ortak tarımsal tesislerin kurulması ve aile çiftçiliğine teknik destek verilmesi gibi başlıkların yer aldığı görülüyor.

İLÇE TARIM İLE ORTAK MASA KURULMALI

Büyükçekmece için en etkili modellerden biri “Büyükçekmece Tarım Koordinasyon Kurulu” oluşturulması olabilir.

Bu masada Büyükçekmece Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü, Büyükçekmece İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, üretici temsilcileri, kooperatifler, ziraat mühendisleri, veteriner hekimler ve gerektiğinde üniversiteler yer almalı.

Kurul yılda bir kez göstermelik toplantı yapan bir yapı olmamalı. Ekim döneminden önce üretim planlaması, sezon içinde hastalık ve zararlı takibi, hasat döneminde ise satış ve pazarlama gündemiyle düzenli olarak çalışmalı.

Büyükçekmece’de geçmişte İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından kooperatifçilik ve alternatif tarımsal üretim konularında çiftçilere yönelik eğitimler de düzenlendi. Bu tecrübenin sürekli bir eğitim programına dönüştürülmesi mümkün.

ÜRETİCİ PAZARI KALICI HALE GELMELİ

Çiftçinin en büyük sorunlarından biri yalnızca üretmek değil, ürettiğini aracısız ve değerinde satabilmek.

Büyükçekmece Belediyesi daha önce yerel üreticilerin ürünlerini vatandaşlarla doğrudan buluşturan üretici pazarı uygulamaları gerçekleştirdi. Bu model dönemsel etkinlik olmaktan çıkarılarak kalıcı hale getirilebilir.

Haftanın belirli günlerinde yalnızca Büyükçekmece ve yakın bölgedeki kayıtlı üreticilerin yer aldığı bir Üretici Pazarı kurulması hem çiftçinin kazancını artırabilir hem de vatandaşın üreticiden doğrudan ürün almasını sağlayabilir.

Üretici pazarıyla birlikte dijital satış sistemi de kurulabilir. Vatandaş hangi çiftçinin hangi ürünü ürettiğini görebilmeli, sipariş verebilmeli ve ürününü belediyenin oluşturacağı teslim noktalarından alabilmeli.

KOOPERATİFLER DESTEKLENMELİ AMA ŞEFFAFLIK ŞART

Büyükçekmece’de kooperatif modeli açısından mevcut bir altyapı da bulunuyor. 2026 yılında üretici kadınların ürünlerinin vatandaşlarla buluşturulmasına yönelik BÜTKOOP Kafe ve Restoran projesi hayata geçirildi.

Ancak kooperatiflere belediye desteği verilecekse bunun açık kriterlere bağlanması gerekiyor.

Hangi kooperatife ne kadar destek verildiği, belediye alanlarının hangi şartlarda kullandırıldığı, hangi üreticilerin sistemden yararlandığı ve ortaya çıkan ekonomik değerin ne olduğu kamuoyuna açık olmalı.

Amaç belirli bir kooperatifi büyütmek değil, Büyükçekmece’de üretimi büyütmek olmalı.

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI EN AZ ÜRETİM KADAR ÖNEMLİ

Büyükçekmece açısından en kritik başlıklardan biri de tarım arazilerinin korunması.

Bir tarım arazisi yapılaşma veya farklı amaçlarla kullanım nedeniyle kaybedildiğinde yeniden kazanılması çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle belediyenin imar politikaları ile tarım politikalarının birbirinden bağımsız yürütülmemesi gerekiyor.

Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün görevleri arasında ilçenin tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasına destek verilmesinin bulunması bu açıdan önemli.

Yeni planlama kararlarında yüksek verimli tarım alanları özel olarak korunmalı, atıl durumdaki arazilerin ise mülkiyet hakkına müdahale edilmeden yeniden üretime kazandırılması için teşvik modeli oluşturulmalı.

BÜYÜKÇEKMECE İÇİN 7 MADDELİ TARIM MODELİ

Büyükçekmece’nin ihtiyacı aslında çok açık:

Tarım envanteri çıkarılmalı, İlçe Tarım–Belediye ortak koordinasyon masası kurulmalı, çiftçiye toprak analizi ve teknik danışmanlık ücretsiz sağlanmalı, sulama ve makine desteği geliştirilmeli, kalıcı üretici pazarı kurulmalı, kooperatifler şeffaf kriterlerle desteklenmeli ve tarım arazileri imar baskısına karşı korunmalı.

Bu model uygulandığında belediye çiftçinin rakibi değil güvencesi; İlçe Tarım Müdürlüğü yalnızca denetleyen kurum değil teknik yol göstericisi; kooperatifler ise yalnızca tabela değil gerçek bir ekonomik örgütlenme aracı haline gelebilir.

Büyükçekmece’de tarımın geleceği birkaç dönüm belediye tarlasından alınacak mahsulle ölçülmemeli. Başarı; kaç çiftçinin üretimde kaldığıyla, kaç dönüm arazinin yeniden ekildiğiyle, üreticinin gelirinin ne kadar arttığıyla ve Büyükçekmecelinin kendi ilçesinde yetişen ürüne ne kadar kolay ulaşabildiğiyle ölçülmeli.

Çünkü tarımı korumak yalnızca çiftçiyi korumak değildir. Toprağı, gıda güvenliğini, kırsal kültürü ve Büyükçekmece’nin geleceğini korumaktır.

Haber: Muhammet BAYRAKTAR

Yayın Tarihi: 18.08.2026 - 12:07
Güncelleme:

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP